Cuma öğleden sonra

İnsanın doğal özelliği: şükür

Cuma, 11 Ekim 2024, 11:05

Plovdiv, Muradiye camii.

Plovdiv, Muradiye camii.

FOTOĞRAF arşiv

Yazı Boyutu

Şükür, insanın fıtratından gelen, yani doğal özelliklerinden biridir. Yapılan iyiliğe, verilen nimete değer vermek, kadirşinaslık göstermek ve bunu bir şekilde şükran ve teşekkür ile dile getirmek anlamına gelen şükür, nankörlüğün zıddıdır. Zira nankörlük, yapılan iyiliği ve verilen nimeti görmezden gelmek, inkâr etmek, yapanı tanımazdan gelmektir. Bu bakımdan insan, fıtrî olarak kendisine bir iyilik dokunduğunda ona teşekkür etme ihtiyacı duyar, bunu yaptığında mutluluğu artar. Buna aykırı hareket ettiğinde ise fıtratına, özüne karşı gitmiş olur, bu da onun insanlığını yaralar.
Yüce Allah’ın insanlara gönderdiği son ilâhî mesaj Kur’ân-ı Kerim, Allah’ın seçkin kulları olan peygamberleri tanıtırken ve överken “çok şükredici kul” olarak sunmaktadır. Peygamber Efendimiz ise Hazreti Ayşe validemizin yanında bulunduğu bir gecede kendisinden izin isteyerek uzun zaman ibadet ettikten sonra, günahları bağışlanmış olmasına ve Allah’ın en sevgilisi olduğu hâlde niye bu kadar kendisini yorduğu sorulduğunda, “Allah’a çokça şükreden bir kul olmayayım mı?” cevabıyla mukabele eder. Dolayısıyla şükredici olmak, özellikle de insanın bin bir nimetle donatan, sayısız ikramlarda bulunan yaratan ve yaşatan Allah’a şükretmek insanı insan en eden en önemli vasıflardandır.
Öyleyse Peygamber Efendimizin “İnsanlara teşekkür etmeyen, Allah’a şükretmez” düsturundan hareketle Allah’a şükrümüzü ifade etme yolunda kullarına çokça teşekkür etmeliyiz. Bir de unutmamalıyız ki, şükür nimetin cinsinden olur ve kalp ile ilgili nimetlere kalp ile iman ederek, dil ile ilgili nimetlere sözle hamdederek, fiilî nimetlere ise amellerimizi/davranışlarımızı güzelleştirerek şükran borcumuzu ifade etmeliyiz.
Ne mutlu çokça teşekkür etme fırsatları bularak bol bol şükredenlere!

Haber üzerinde çalışanlar: БНР екип