BNR Radyo Evi ülkedeki toplulukların müziğine sahne oldu

Cumartesi, 29 Kasım 2025, 05:00

BNR Radyo Evi ülkedeki toplulukların müziğine sahne oldu

FOTOĞRAF BNR

Yazı Boyutu

BNR Halk Müziği Orkestrası’nın “Aynı avucun içinde, aynı güneşin altındabaşlıklı en yeni konser projesi kapsamında Bulgaristan topraklarında birlikte yaşayan farklı toplulukların temsilcileri yan yana sahne aldı.

Doğu ve Batı arasındaki kavşakta yer alan Bulgaristan’ın toprakları, her zaman insan hareketi ve göçlerle birlikte gelenek ve kültür değişimi ile etkileşiminin yaşandığı bir alan olmuştur. Bu topraklarda yüzyıllar boyunca birlikte yaşamış olan topluluklar, kültürel belleğini, topluluk ruhu ve müziğini de yaşatmış ve yaşatmaya devam ediyorlar.

Dimitar Hristov’un şefliğindeki BNR Halk Müziği Orkestrası öncülüğünde Radyo Evi’nin 1. stüdyosunda verilen konserde folklor severlerine Armınlar’ın, Pomaklar’ın, Demirciler’in, Karakaçanlar’ın, Ulahlar’ın, Gagauzlar’ın, Kopanarlar’ın ve Bulgaristan’daki Türk topluluğunun müziğini temsil eden örnekler sunuldu.

Hamid İmamski

FOTOĞRAF BNR

Dorkovo’dan “Fantına” grubu, ses sanatçısı Hamid İmamski, gıdulka sanatçısı Vasil Denev, ses sanatçısı Veliçka Çauşeva, düdükçalan Vladimir Atanasov, gaydacı ve ses sanatçısı Nikolay Kraçmarov, gıdulka sanatçısı Angel Angelov, ses sanatçısı İvan Pançev ve sazcı ile ses sanatçısı olan Necdet Ahmed konuk solistler oldu.

Bu türden ilk olan bu konser öncesinde iş arkadaşımız Şevkiye Çakır, fırsattan istifade ederek sanatçılarla stüdyomuzda sohbet etti.

Hamid İmamski, Bulgaristan Ulusal Radyosu’nda sahne almanın yarattığı duyguların sözle tarifi mümkün olmadığını, kapıldıkları heyecan ile mutluluğun sahne performanslarında kendini göstereceğini söyledi ve şöyle devam etti:

 Bulgaristan Ulusal Radyosu Orkestrası ile birlikte iki Pomak şarkısını kayda almak benim hayalimdi. Çok otantik olan bu şarkıların eski ses sanatçıları tarafından kayda alınmamış olması, çok ilginç. Eminim konsere gelenlen insanlar bu müzik parçalarını çok beğenecek.”

Sahneye çıkışından bu yana geçen 6 yıl içinde her şeyin çok hızlı seyrettiği ve maddi şeylerin üstün geldiği günümüz dünyasında müzik ve şarkıların halis muhlis kalan çok az şeyden biri olduğunu anladığını söyleyen Hamid İmamski, şöyle konuştu:

Eğer Rodoplu insanı anlamak isterseniz, eğer vatanımız Bulgaristan’da yaşayan bu insanları anlamak isterseniz, şarkılarına kulak verin yeter. Hangi sanatçının sesinden olursa olsun, tek bir şarkı dinlerseniz, Rodoplular’ın ne biçim insan olduklarını anlarsınız”.

Türkiye’de farklı yerlerde sahne alan ses sanatçısı, Rodoplar’dan göçeden çok sayıda insanın yaşadığı Çanakkale’nin Biga ilçesine giderken oradaki tanıdıklarının kendisinden yola çıkmadan doğdukları köye giderek biraz toprak alıp götürmesini istediklerini paylaştı.

 “Bundan fazla ne diyebiliriz! Vatan toprağına olan sevgi, atalarımızın, halkımızın bize ve gelecek nesillere bıraktıkları şarkılara duyulan sevgi kadar güçlüdür. Umarım bu sevgi hep yaşayacak. Ben de bu sevgiye aracı olmaktan büyük gurur duyuyorum.”

Necdet Ahmed

FOTOĞRAF BNR

Varna, Medovets doğumlu olan Necdet Ahmet de BNR Halk Müziği Orkestrası tarafından düzenlenen konser öncesi stüdyomuza gelerek duygularını paylaştı. Aynı köyden Halil İbiş ve daha birçok değerli halk sanatçısı, saz ve söz ustasının devamcısı olan Necdet Bey, konser için seçtiği “Pazarda bal var, gelinim” ve “Şu bizim bahçede üç çiçek var” türkülerini besteci Georgi Andreev tarafından yapılan aranjmanla halk müziği severlerinin beğenisine sundu.

Müziğe nasıl başladığını anlatan sanatçı şöyle konuştu: “Daha 4., 5. Sınıf öğrencisiyken sazı elime aldım. Anam türkü söyler, babam kaval çalardı. Saz çalmayı sazcı olan dayımdan öğrenmeye başladım. Sonra tamburaya geçtim, Bulgar halk müziği çaldım. Razgrad Tiyatrosu’nda çalıştım”.

Bütün etnik gruplardan sanatçıları birleştiren şeyin halk müziği sevgisi olduğunu belirten Necdet Ahmet, bu tür konserlerin devam etmesini diledi.

Radyo Evi’nin 1. Stüdyosunda verilen konserde Bulgaristan’daki Gaguzlar’ın folklorunu temsil eden Nikolay Kraçmarov ve Ulahlar’ın ya da Rudariler’in müziğini icra edenİvan Nikolov da stüdyomuzda konuşurken Bulgaristan’da en iyi orkestralardan biri olan BNR Halk Müziği Orkestrası ile birlikte sahne almaktan mutlu olduklarını paylaştı.

Sırf Rudariler’in müzini içeren ilk albümü çıkaran biz olduk” diyen İvan Nikolov, annenin vefat etmesinin verdiği acı ve annesiz yaşanılan zor hayat üzerine söylenmiş olan yanık bir halk şarkısının bir kısmını dinleyicilerimiz için stüdyoda söyledi.

Kraçmarov, ise büyük büyükannesinden bildiği “Gaydalar çalar” türküsünü icra etti.

Ülkedeki toplulukların müziğini yaşatacak gençler gelecek mi sorusu üzerine Kraçmarov, şu cevabı verdi:

 Samimi olmam gerekirse, cevabım hayır olur. Benden önce de bunu yapan yoktu. Gaguz şarkısı örneğini bulmak çok zor. Çünkü Gaguzlar büyük ölçüde etnik kökeni farklı olan insanlarla karıştı. Gagauz ne demek? Hristiyan olup Türk dilini konuşan insan demek. Lisan kurslarında öğretilen Türkçe’yi değil, evde konuşulan dili kastediyorum. O dil artık konuşulmuyor. Dil bilen Gagauzlar ise Türk halk şarkıları, türküler söyler. Oysa ikisi arasındaki sınır, çok ince olup ancak uzmanlar tarafından seçilebilir”.

Kraçmarov, Dimitar Hristov şefliğindeki BNR Halk Müziği Orkestrası tarafından Radyo Evinde düzenlenen konserin varlığını sürdürebilmiş folklor örneklerinin muhafaza edilmesi açısından son derece anlamlı olduğunun altını çizdi.

İvan Nikolov de ayrı ayrı topluluklara ait müzik folklorunun böylesine önemli bir sahneye taşınmasının, insanlara tanıtılması bakımından son derece güzel ve faydalı olduğunu ekledi.

Söyleşiler: Şevkiye Çakır

Haber: Tanya Blagova