Şehir ortamı engelli insanlara kolaylık mı zorluk mu?

Oyuncu Iva Sveshtarova: Engelli insanlar daha görünür olmayı hakediyor

Çarşamba, 3 Aralık 2025, 09:12

Şehir ortamı engelli insanlara kolaylık mı zorluk mu?

FOTOĞRAF özel arşiv

Yazı Boyutu

3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nde erişilebilir şehir ortamının lüks değil, gereklilik olduğunu bir kez daha hatırlatmakta fayda var. Bulgaristan’da bu konu ne yazık ki gündemde olmaya devam ediyor.

Kamu Sağlığı ve Analizler Ulusal Merkezi’nin 2005-2020 dönemine ilişkin verilerine göre ülkemizde çalışma gücü azalan veya farklı derecede engelli olan kişilerin sayısı 654 binin üzerindedir. Onların 22 bini çocuktur. Bu insanları sokakta, toplu ulaşımda ve alış veriş yerlerinde az görürüz, çünkü şehir ortamı onların ihtiyaçlarını karşılamıyor. Oysa ortamın erişilebilirliği, küçük çocuğu bulunanları da, yaşlıları da, geçici olarak hareket güçlüğü çekenleri de, yani hepimizi ilgilendiriyor.

Bulgaristan’daki yerleşim birimlerinde dezavantajlı kişilerin dolaşımı neden bu kadar zordur?

FOTOĞRAF özel arşiv

Bu soru üzerine gönüllü ve sivil toplum aktivisti olup yıllardır insana yaraşır hayat ve kamu alanlarına eşit erişim imkanı için mücadele eden Adelina Banakieva, şu cevabı verdi:

"Aslına bakarsanız Sofya erişilmez bir kent. Örneğin “Azize Nedelya” meydanının yanı başında bulunan “Serdika” metro istasyonu, her yönden engelli erişimine kapalıdır. Asansörün yan tarafına konulan ayna, tekerlekli sandalyenin girişini imkansız kılıyor. Adalet Sarayı tarafından metro girişine konulan rampanın akıl almaz derecede sarp olmasından dolayı oradan gerek engelli arabası gerekse de bebek arabasının geçmesi düşünülemez. Eğim derecesi düşünülmeden sırf yasal gerekliliklerin yerine getirilmesi amacı ile konulan sözüm ona rampaların kurulması, engelli kişilere hakarettir“.

FOTOĞRAF özel arşiv

Avrupa ülkelerinde rampa konulamayan yerlerde iç veya dış asansörlerin kurulduğuna dikkat çeken Banakieva, bunun bizde de yapılabileceğini öne sürdü.

"Bulgaristan Asansör İthalatçı ve Üreticileri Birliği temsilcileri ile bu konuya defalarca dikkat çektik. İçeride değilse dışarıda olmak üzere her yere konulabilen asansörler, kamu alanları için çok pahalı bir lüks olmasa da nedense kurulmuyorlar.

FOTOĞRAF özel arşiv

Konut girişine rampa kurulumu yapılması için ev sahibi olan hrkesin muvafakatinin aranması da ciddi bir problem.

"Bulgaristan’daki insanlar bu rampalardan rahatsız oluyorlar, apartmanların dış görünüşünü bozduğunu düşünüyorlar. Oysa rampanın bulunması, üçten çok ailenin oturduğu bütün konut binaları için geçerli olan yasal gerekliliktir.”

Problemin aynası olarak sanat

Oyuncu Iva Sveshtarova, hareket etmekte güçlük çeken insanların nasıl bir hayat yaşadıklarını bizzat deneyimlemek için kentte tekerlekli sandalye ile dolaşmayı denedi.

"Engelli arabasına ilk oturduğumda kendimi çok garip hissettim. İnsanlar dehşet verici olan bu altyapıya rağmen dolaşmayı nasıl başarıyorlar diye hayrete düştüm. Durum sırf Sofya’da değil, ülkenin her yerinde aynı.”

FOTOĞRAF özel arşiv

Şehir ortamının erişilmez olmasına vurgu yapılan ve Petya Andreeva’nın yönetmenliğinde çekilen “Şehrin Renkleri” filminde baş rolü üstlenen Iva, sosyal önem taşıyan bu problemi sanatın araçları ile ele almak konusunda engelli arabasında hayat süren bir kişi ile tesadüfen tanıştıktan sonra esinlendi.

"Bu konu bana büyük acı veriyor, çünkü Bulgaristan’da hareket güçlüğü olan insanlar, adeta hapis hayatı yaşıyorlar. Film farklı festivallerde gösterildi. Her gösterim sonrasında izleyicilerle tartışmalar yapıldı. Maalesef ilgili kurumlardan tepki yok. Onlar daha çok Internet’te paylaşılan videolar üzerine tepki veriyor, o da o videolar ses getirdiği içindir. Sonrasında derğişen bir şey olmuyor.”

FOTOĞRAF stolica.bg

Başkent Sofya’nın son 20 yılda daha erişilebilir hale geldiğini, toplu ulaşım araçlarının yenilendiği ve artık daha çok alçak tabanlı vasıtaların olduğunu söyleyen oyuncu, insanların tutumunda değişiklik gerekliliğini öne sürdü.

"Bebek arabası ile yolda hareket ederken iki çocuklu ailenin arabasını yaya kaldırımına park etmesi gibi şeyler yaşadım. Çocuk sahibi oldukları ve bu şekilde yolu bebek arabalarının geçişine kapattıklarını bildikleri halde, evlatlarına kötü örnek veriyorlar. Sürücü kurslarında kullanılan eğitim araçları bile yaya kaldırımına park ediliyor.”

FOTOĞRAF özel arşiv

Yaşadığımız ortamın değişmesi, hem şahsi, hem de toplumsal sorumluluk meselesidir. Iva Sveshtarova, radyomuza konuşurken bu konuda önemli bir mesaj verdi.

"Kurumların nihayet üzerlerine düşen sorumluluğu üstlenmelerini içtenlikle ümit ediyorum, çünkü çok büyük sayıda kişinin insana yaraşır hayat sürme imkanı, onlara bağlıdır. Altyapının münasip şekilde kurulduğu devletlerde olduğu gibi ülkemizde de fiziksel engelleri bulunan tüm insanların toplumumuzun daha görünür parçası olmaya başlamalarını istiyorum.”

Çeviri            : Tanya Blagova