Haber
Pazartesi 19 Ocak 2026 09:13
Pazartesi, 19 Ocak 2026, 09:13
Georgi Bardarov
FOTOĞRAF LinkedIn
Yazı Boyutu
Son dönemde ülkede izlenen nüfus süreçlerinde beklenmedik bir gelişme dikkat çekiyor. Ard arda üçüncü yıldır Bulgaristan’a yerleşen kişilerin sayısı, ülkeyi terkedenlerin sayısından daha büyüktür. Ulusal İstatistik Kurumu NSİ tarafından 2024 yılına ilişkin açıklanan verilere göre yaşamak için Bulgaristan’ı seçen 52 kişiden 18 bini, yurda dönen göçmenlerdir. Aynı yıl içinde ülkeyi terkedenlerin sayısı sadece 13 bin kadar olup gelenlerin sayısından 4 kat azdır.
2025 yılına ilişkin veriler henüz işlense de izlenen eğilimin sürmesinden ziyade derinleşmesi bekleniyor. Yazar ve demografi uzmanı olan Georgi Bardarov, Bulgaristan Radyosuna konuşurken son dönemde göç akımının Bulgaristan’daki nüfus düşüşünün hızını 4 veya 5 defa azalttığını öne sürdü. Doç. Bardarov, nüfus durumunu yorumlarken ayrıca ölüm oranının çarpıcı derecede yüksek olduğuna dikkat çekti ve bunun başlıca sebepleri olarak sağlıksız yaşam tarzı ve halkın düşük sağlık kültürüne işaret etti.
FOTOĞRAF Pexels
"Pandemi öncesinde nüfus sayısında yıllık 50 ile 60 bin arasında düşüş izleniyordu. Olağanüstü durumun yaşandığı pandemi yıllarını hesaba katmazsak, 2023 yılında 2 küsür bin kişi ile, 2024-2025 yıllarında ise 8 küsür bin kişi ile azaldık, ki bu durum başka bir şeye değil, sözünü ettiğim mekanik artışa bağlıdır. Nedenler her ne kadar karmaşık olsada nüfus artışının büyük bir bölümünün aktif çağda olup yurda dönen Bulgaristan vatandaşlarından ve yine bu yaş aralığında olan yabancılardan gelmesi, sevindiricidir. Bundan önce Bulgaristan, çoğunlukla Batı Avrupalı emekliler cezbederken, şimdi çalışma çağında olan insaların da olması, olumlu bir eğilimdir” diyen doç. Bardarov, nüfus durumunda izlenen iyileşmenin Bulgaristan’daki ekonomik büyüme ve Batı Avrupa’daki değişikliklerle de alakalı olduğuna dikkat çekti. Schengen, Avro Bölgesi ve yaşam standartının yakınlaşması ülkemizin cazibesini artırıyor. Ciddi kadro açığının yaşandığı ülkedeki çalışma piyasası, AB dışı ülkelerden yabancıları çekiyor.
Turizm ile tekstil sanayii ve sağlık sektöründe Özbekistan, Kazakistan, Moldova, hatta Bangladeş’ten çalışanlar var. Diğer yandan çok sayıda Avrupalı da ülkemize yerleşiyor, ki bu konuda Batı’daki değişiklikler kilit etkendir.
“Batılı devletlerin kusursuz cennet oldukları algısı ortadan kalkmaya başlıyor” diyen doç. Bardarov, şöyle devam etti:
FOTOĞRAF Pexels
"Batı Avrupa bundan 10-20 yıl öncesi gibi “Eldorado” yani efsanevi zenginlik kaynağı değil artık. Bir yandan orada Afrika ve Asya kaynaklı göçle ilgili ciddi problemler yaşanıyor, diğer yandan ise günümüzde ekonomik durum ve yaşam şartları, yakın geçmişte olduğu kadar iyi değil. Kitaplarımın tanıtımı vesilesi ile Almanya’nın çeşitli yerlerine gittiğimde şehirlerde yaşayan diaspora temsilcileri, bundan 10 veya 15 yıl önce oradaki hayatın Bulgaristan vatandaşları açısından çok daha sakin, düzenli ve ekonomik anlamda uygun olduğunu paylaşıyorlar. Bu durumun değişmeye başlaması ile gözlerini yine Bulgaristan’a çevirmeleri, gayet normal.”
Genç insanların yurda dönmeleri ve nüfus artışı ile ilgili gelişmeler her ne kadar sevindirici olsa da nüfus krizi, Bulgaristan’ın gündemine damga vurmaya devam ediyor.
Asıl sorun doğum oranında değil – ülkemizde kadın başına düşen ortalama 1,83 çocuk, bizi bu gösterge açısından Avrupa’nın ön sıralarına, hatta Çin gibi ülkelerin bile önüne getirmektedir. Doç. Bradvarov’un öne sürdüğü gibi asıl sorun son derece yüksek olan ölüm oranıdır. 2025 yılına ilişkin istatistik verileri ürkütücüdür – ölen sayısının yeni doğan sayısının iki kat üzerinde olması, nüfus artışını ciddi manada aşağı çekiyor.
FOTOĞRAF Sofya Merkez mezarlığı
"Ölüm oranının çarpıcı derecede yüksek olduğu kanısındayım. Avrupa Birliği üyes olan Bulgaristan, her ne kadar Batı Avrupa ülkelerinin ekonomik gelişme düzeyinde olmasa da sonuçta gelişmiş bir devlettir. 2025 yılında 50 000 kadar bebek dünyaya gelirken vefat eden vatandaşların sayısı 100 000, yani iki kat fazla. Nüfus sayısındaki düşüş bundan kaynaklanıyor. Ölüm oranının nispi değerine bakacak olursa ülkemizde bin kişi bazında 15,5-15,6 olan değerler, Avrupa devletleri ortalamasının yaklaşık 4,5 promil üzerinde olup Bulgaristan’ın negatif sıralamaların başına getiriyor. Bu durumun farklı sebepleri arasında sağlıksız yaşam tarzı öne çıkıyor. Özellikle gençlerin spor yapmamaları, alkol ve sigara kullanımının yaygın olduğu dikkat çekiyor. Ayrıca halktaki sağlık kültürünün son derece düşük olması, tedavisi mümkün olan hastalıklar nedeni ile ölümlere yol açıyor” şeklinde konuştu doç. Bardarov.
Röportaj: Veneta Nikolova
Çeviri: Tanya Blagova
Haber üzerinde çalışanlar: Ergül Bayraktar