Haber
Salı 3 Şubat 2026 12:21
Salı, 3 Şubat 2026, 12:21
FOTOĞRAF agri.bg
Yazı Boyutu
Rosa damascena yağlı gülü, Bulgaristan’ın sembollerinden biridir. Bulgar gül yağı, dünya piyasalarında üstün kaliteli bir ürün olarak bilinmektedir. Bununla birlikte Berlin’de “Yeşil Hafta” adı altında düzenlenen prestijli fuarda açıklandığı üzere Bulgaristan’da yağlı gül verimi, geçen yılda yarıya düşmüş bulunuyor. 2025, gül üretiminde son 30 yılık dönemde en kötü yıl oldu.
Bulgaristan Gül Yetiştiricileri Meslek Birliği Başkanı Petar Simeonov, radyomuza konuşurken iklim değişikliğinin ülkedeki gül üreticilerine son derece olumsuz yansıdığına dair alarm verdi.
Gül bahçeleri sahibi ve organik güzellik ürünleri üreticisi olan Simeonov, “Geçen sene en ağır oldu. Sıcak ve yumuşak olan kış mevsimi ve ardından gelen soğuk bahar, gül ekinlerinin yüzde 50’sinden fazlasının donmasına yol açtı” dedi ve şöyle devam etti:
Pеtar Simeonov
FOTOĞRAF agrotv.bg
"İklim değişikliğine çare yok, ancak verim, sulama suyu sağlanarak artırılabilir. Suyun sondaj yolu ile temin edilmesi, gül üreticilerinin gücünü aşıyor. Sektörün yarısı dağlık bölgelerde, diğer yarısı ise yarı dağlık bölgelerde gül yetiştiricliği yaptığı için sondaj derinliğinin 100 metrenin üstünde olması, gül üreticileri için devasa yatırım söz konusu. Sulama konusunda bir şeyin yapılması gerekiyor. Aynısı meyve ve sebze üretimi için de geçerli. Geçen yılki gibi bir donma olunca, ziya olan ekinleri yüzde 100 oranında telafi etmek için suya ihtiyacımız var. Halihazırda gül tarlalarının sadece yüzde 1’lik bölümünde sulama sistemi mevcut. 50 veya 100 dönümlük alanda gül yetiştiricliği yapanların sulama için 150 bin avroluk yatırım yapma lüksü yoktur. Oysa bu önümüzdeki yılda gül verimini yüzde 40 ile yüzde 50 arasında değişen oranda artırabilir.”
FOTOĞRAF BTA
Meslek Birliği verilerine göre ülkemizde toplam 60 bin dönümlük alanlarda gül yetiştiricliği yapılırken alınan gül çiçeğinin toplam miktarı 30 bin ton kadardır. Geçen yılda toplam verim 6 bin ton kadar oldu. Kıyaslama yapmak gerekirse 2018 ile 2020 yılları arasındaki dönemde aynı alanlardan 20’şer bin ton verim alındı. 2024 yılında verim 10 bin tonun biraz üzerinde oldu. Yani Bulgar gülü üretimi geçen her yıl azalıyor.
“Gül tarlalarından oluşan çok büyük alanlar kaderine terkedildi ve elimizdeki verilere göre sadece geçen yılda oluşturulan gül masiflerinden yüzde 30 ile yüzde 40 arasında değişen bölümü, artık işlenmiyor” diyen Petar Simeonov, haksız rekabetle ilgili zorluklara da işaret etti:
FOTOĞRAF ЕPA/BGNES
"Birçok gül yetiştiricisi, rekabetten de rahatsız. Başta Azerbaycan ve Türkiye olmak üzere yurt dışından büyük miktarda gül yağı ithalatı yapılıyor. AB dışı ülkelere yönelik devam eden fidan ihracatı da endişe vericidir. Böylece gül üretimi, Bulgaristan toprakları dışına taşınıyor. Oysa Avrupa Birliği ülkelerinde gübre ve bitkisel koruma ilaçlarına ilişkin uygulanan kısıtlamalar, örneğin Azerbaycan’da uygulanmıyor. Ayrıca ülkemizde iş gücü maliyeti, Azerbaycan’a göre 10 kat büyük. Sonuçta onlar piyasaya çok daha düşük maliyetli bir gül yağı sunabiliyorlar.”
FOTOĞRAF agri.bg
İşçi açığı, gübre ve zirai ilaç yatırımları ve fuarlara erişim imkanı gibi diğer yerel sorunlar, bu röportajın kapsamı dışında kalıyor. Bulgaristan’ın mis kokulu sembolü olan güllerin yetiştirildiği alanların hepsinde bir gün yeniden güllerin açması ve sıranın sektörün daha az önemli problemlerine de gelmesi dileği ile.
FOTOĞRAF agri.bg
Röportaj: Veselina Milanova
Düzenleyen: Gergana Mancheva
Çeviri: Tanya Blagova
Haber üzerinde çalışanlar: Ergül Bayraktar