Yazar
Vedat Ahmet
Haber
Cuma 6 Şubat 2026 14:00
Cuma, 6 Şubat 2026, 14:00
FOTOĞRAF haberler.com
Yazı Boyutu
İslâm’ın en belirgin özelliklerinden biri temizliğe büyük önem vermesidir. En yalın ifadeyle söyleyecek olursak, İslâm temizlik dinidir. Çünkü Cenâb-ı Hak, Hazreti Muhammed vasıtasıyla insanlığa yönelttiği son çağrısının ilk mesajlarının birinde “Elbiseni tertemiz tut ve her türlü pislikten uzak dur!” (el-Müddessir, 74/4-5) demiştir. Âlemlere rahmet ve her bakımdan örnek olarak gönderilen son peygamber Hazreti Muhammed (s.a.s.) ise “Temizlik imanın yarısıdır” buyurmak suretiyle konunun ne kadar önemli olduğunu vurgulamıştır.
Bu ana ilkelerden hareketle temizlik konusu maddî ve manevî boyutlarıyla her daim Müslümanların gündeminde oolmuştur. Zira temizlik denen şey, bir defaya mahsus bir sorumluluk değildir. Her gün, hatta her ana üzerine titizlikle durulması gereken bir sorumluluktur. Yerine getirilmediği takdirde elimiz yüzümüz kirlenir, kalbimiz pislenir. Vy bakımdan İslâm dinî, Müslümanların temizlik konusundaki sorumluluklarını yerine getirebilmeleri için belirli asgarî kurallar koymuştur. Meselâ, yemekten önce ve sonra elleri yıkamak, tuvalet ihtiyacından sonra taharetlenmek ve çıkınca muhakkak elleri güzelce yıkamak, dişleri temizlemek, pis kokulu bir şey yiyince toplum arasına karışmamak, elbiseleri pislikten arındırmak gibi.
İslâm’ın tavsiye ettiği, hatta belirli hususlarda zorunlu/farz kıldığı temizlik yönetmleri arasında abdest ve boy abdestinin ayrı bir yeri vardır. Bu iki temizlik şekli o kadar büyük öneme sahiptir ki, onlar olmaksızın insan Cenâb-ı Allah’a kulluğunu bile gerektiği gibi yapamaz. Çünkü abdest ve boy abdesti bazı ibadetleri yapmak için önkoşuldur. Tıpkı namazda olduğu gibi… Namazın 12 farzı/şartı arasında, namaza başlamadan önce yerine getirilmesi gereken “hadesten taharet” ve “necasetten taharet” temizlik ile ilgilidir. İkincisi namaz kılanın elbisesi ile namaz kılacağı yerin temiz olmasını gerektirirken, birincisi ise maddî ve manevî bakımdan pisliklerden arınmış olmayı, yani boy abdesti ve normal namaz abdesti almayaı zorunlu kılmaktadır.
FOTOĞRAF onlymyhealth.com
“Hadesten taharet” kapsamına giren boy abdesti, gusül abdesti olarak da adlandırılmaktadır. Pisliklerden dolayı hem fizikî hem de manevî temizliği ifade eden gusül abdesti bir ibadettir. Esasından cünüplük (cinsel ilişki ve ihtilâm), hayız/adet ve nifas/lohusalık hâllerinin sona ermesinden dolayı temizlenmek farzdır. Bu temizlik suyla yapılmaktadır, fakat zarurî durumlarda toprak veya toprak cinsinden şeyler vasıtasıyla teyemmüm yapılması yoluyla da gusül abdesti alınmaktadır. Bu da gusül abdestinin fizikî temizlik yönünün önemli olmasıyla birlikte manevî temzilik boyutunun ne kadar önemli olduğunu göstermektedir. Özellikle boy abdesti olmadan bir kişinin namaz kılamayacağı, Kur’ân-ı Kerim okuyamayacağı, camiye giremeyeceği, hac vecibelerini yerine getiremeyeceği göz önünde bulundurulursa, önemi bir kez daha anlaşılmış olmaktadır.
Kulu, Rabbine ibadete hazırlayan gusül abdesti, ibadetleri daha bilinçli yapma vesilesidir. Daha da ötesi var… Gusül abdesti, hayatı daha bilnçli yaşama vesilesidir. Zira insanın her an Allah’ın huzurunda olduğu bilincini canlı tutmasına yardımcı olur. Bundan dolayı bir Müslüman, gusül abdesti olmaksızın, zarurî durumlar dışında, hiçbir şey yapmak istemez, hiçbir adım atma girişiminde bulunmamaya gayret gösterir.
Bu kadar önemli bir ibadet ve temizlik aracı olan gusül abdestini nasıl alırız?
Gusül abdesti alırken önce niyet ederiz. Bu niyet kalben yapılabilir, ama euzü-besmeleden sonra “Niyet ettim Allah rızası için gusül abdesti almaya” şeklinde ifade edilmesi daha iyi olur. Önce eller yıkanır, ardından avret yerleri temizlenir. Daha sonra namaz abdesti gibi abdest alınır. Bu aşamada ağız ve buruna su vermek guslün farzlarındandır; bu yüzden ağız üç kez çalkalanır, buruna su çekilip temizlenir. Sonrasında bütün vücut, iğne ucu kadar kuru yer kalmayacak şekilde yıkanır. Şartlar müsait olduğu ölçüde önce baş, sonra sağ ve sol taraf su ile yıkanır. Saç diplerinin ve vücudun kıvrımlı bölgelerinin iyice yıkanmasına dikkat edilir. Özellikle kulak içleri ve göbek deliği ihmal edilmemelidir. Son olarak da sulu alandan ayrılmadan önce ayaklar yıkanır.
Bu şekilde alınan gusül abdestinden sonra Peygamber Efendimizin yaptığı dualardan biri olan şu dua yapılabilir: “Allah’ım! Beyaz elbiseyi kirden arındırdığın gibi, beni de günahlardan arındır!” (Buhârî).
Haber üzerinde çalışanlar: Ergül Bayraktar