Trafik Polisi eski şefi Aleksi Kesyakov:

Virajlar ölüm saçan kara delik halini aldı

Yerleşim dışı trafik kazasında ölen her 4 kişiden biri viraj kazasında hayatını kaybediyor

Cuma, 27 Şubat 2026, 08:48

Virajlar ölüm saçan kara delik halini aldı

FOTOĞRAF BTA

Yazı Boyutu

Avrupa Birliği Trafik Güvenliği Çerçevesi’nin uygulanmasına ilişkin AB Komisyonu tarafından açıklanan ara rapora göre Avrupa yollarında her yıl yaklaşık 20 000 kişi hayatını kaybediyor. Bir milyon kişiye düşen ölen sayısı, ortalama 45 olarak açıklandı. Bu sayı İsveç’te 20 olurken ülkemiz Bulgaristan’da üç kat büyüktür. Aradaki fark, istatiksel ayrıntı değil, teşhistir.

Bulgaristan, рlümlü trafik kazaları sayısının en büyük olduğu ikinci ülke durumundadır. Halin böyle olmasına yol açan nedir?

Trafik Polisi eski müdürü Aleksi Kesyakov, radyomuza konuşurkenYerleşim yerleri dışında trafik kazası sonucu hayatını kaybeden her 4 kişiden biri, viraj kazasında ölüyor. Virajlar insanların hayatı, sağlığı ve özgürlüğünü alan siyah bir uçurum halini almış bulunuyordedi ve sürücüler tarafından yapılan hataların hep aynı olduğuna dikkat çekerek şöyle devam etti:

Viraj, düz bir bölümde hareket ettiğimiz hızla geçemeyeceğimiz bir yerdir. Hızımızı azaltmak şarttır.Aksi halde yol tutuşunu kaybederek kaymaya başlarız. Virajda yarı çap, aracın ağırlığı ve tekerlerin durumu gibi birkaç sabit gösterge ve merkezkaç güç gibi birkaç değişken vardır. Merkezkaç güç, aracın ağırlığı çarpı

hızın karesi bölü viraj yarıçapı şeklinde hesaplanır. Aynı hızda yarıçap ne kadar küçük olursa, merkezkaç güç o kadar büyük olur. Her şey fizik ve matematiktir. Duyguya yer yok.”

Bu bağlamda altyapı ve denetim eksikliği konusunda söylenebilecek çok şeyin olduğunu belirten uzman, bununla birlikte bunların değişmesini beklemek yerine tutumumuzu değiştirmekte fayda olduğuna dikkat çekti.

Virajda iki gücün etkili olduğunu bilmek gerekir. Merkezkaç güç, hızın karesine bağlı olduğu için, küçük bir hız artışı problemi iki kat artırır. Etkili olan diğer güç de lastiklerin yola tutunduğu güçtür. Tutuş gücü ise aracın kütlesi çarpı sürtünme katsayısı formülü ile hesaplanır. Burada sürtünme katsayısının nasıl ölçüldüğünü anlatmak önemli. Aracı frenleyip, tekerleri bloke ederek aracı halata bağlayıp çekmeye başlarız. Tekerler kaymaya başladığı an, aracın tutuşunu kaybettiği andır. Araç kütlesi 1 ton, çekim gücü ise 650 kilo ise sürtünme katsayısı 0,65 olur. Fakat yüzey ıslak ise 0,40 olur, karlı ise 0,20, yani 200 kilogram olur. Buzlanma varsa, 100 kilometrede araç hakimiyeti kaybedilir, yüzey daha da kaygan olursa araç parmakla değdiğimizde kaymaya başlar. Bunun insanlar tarafından bilinmesi ve viraja yaklaştıklarında tutumunu değiştirmeleri, hızını azaltıp konsantre olmaları gerekiyor” şeklinde konuştu Kesyakov.

Sağduyu ile hareket etmek ve en önemlisi de pür dikkat trafikte olmak gerektiğine dikkat çeken Trafik Polisi eski şefi,telefonlarınabakıp radyo dinleyen, bir şeyler yiyip yolcularlakonuşansürücülerin dikkatininbu şekilde dağıldığını, oysa gözünü yoldan alkları an her şeyinaniden değişebildiğini belirtti.


Aleksi Kesyakov

FOTOĞRAF BNR

Dinleyicilere seslenen Kesyakov, şöyle konuştu:

Viraja yaklaşırken, trafik kazası sonucu ölen her dört kişiden birinin viraj yaparken hayatını getirdiğini aklınıza getirin ve bu istatistiğe dahil olmamak için tedbir alın! Dinleyicilerimizi daha dikkatli sürmeye ikna edersek eğer, viraj kazalarının sayısını düşürmüş oluruz.”

Viraja daha önce hareket edilen süratle girilmemesi, hızın mutlaka düşürülmesi gerektiğini öne süren uzman, örneğin yaz mevsimi boyunca her gün 60 km ile geçilen bir dönemeçe girerken hava yağışlı ise artık 60 km ile girmemek, yola tutuş gücü azaldığı için aracın kayacağını unutmamak gerektiğini bir kez daha öne sürdü.

Düşüncelerimiz sık sık vücudumuzun dışına çıkar. Oysa vücut içinde var olduğumuzu unutmamak lazım. Kaza sonucu bozukluk meydana gelen vücudumuzdur. İnsanlar çarpma sonucu hayatını kaybeder. Çarpmanın gücü ise hızlanma sırasında biriken kinetik enerjiye bağlı olduğu için bir kez daha hızın önemi kendini gösterir. Küçük bir hız ihlali büyük belaya davetiye çıkarır.”

AB Komisyonu’nun ara raporuna dönecek olursak Bulgaristan ve komşu Romanya’da bir milyon kişi üzerinden trafik kazasında hayatını kaybedenlerin sayısı 74-78 kadar olurken İsveç’te örneğin bu sayının sadece 20 olması dikkat çekiyor.

Aleksi Kesyakov’un bu konudaki yorumu şöyle oldu:

Kıyas yapmamızı mümkün kılan bu sayılar, yol altyapısı, araç filosu, insanların tutumu ve kaza sonrası ilk yardım durumu olmak üzere birkaç etkenin sonucudur. AB ülkeleri ile bu göstergeler itibari ile karşılaştırma yapacak olursak altyapı problemleri öne çıkacak. Toplam uzunluğu 100 bin kilometre olan yol altyapısının vaziyeti, bugünden yarına değişmeyeceği ortadadır. Fakat problemin önemli bir sebebi, trafiğe katılanların davranışları olmaktadır. Tehlikeleri hayatımız ile özgürlüğümüzü tehdit eden bir şey olarak görürsek, çocuklarımıza akıllı davranmalarını öğretirsek, eğer eş dostu ihlal yapmamak, alkollüyken araç kullanmamak konusunda uyarırsak, bu ağır trafik kazalarının yaşanmamasına katkı sağlamış oluruz” diyen Kesyakov, AB Komisyonu raporunda trafik kazaları ve ölümlü kazaların asıl sebebi olarak hıza işaret edildiğini, alkol, uyuşturucu ve dikkat dalgınlığının süratten sonra geldiğini vurguladı.

Hız, esas etkendir. Sürat ihlali yapmaya alışkınız. Bunu durmadan  yaparız, fakat bir anda karşımıza aynen bizim gibi hız ihlali yapan bir babayiğit çıkınca duruma hakim olamayıp kazaya karışmış oluruz.

Trafik Polisi eski şefi, “uygun olmayan hız” kavramına yönelik eleştirilere de değindi:

Uygun olmayan hız ne anlama gelir? Güvenli seyir hızından yüksek olan sürat, uygunsuzdur. Müsaade edilen azami hızın altında kaldığı doğrudur, fakat yol yüzeyi ıslakken virajı müsaade edilen hızla geçemeyiz. Sırf viraj da değil. Önümüzde seyir halinde olan insanlar, yayalar var. Onların normalin dışına çıkan, beklenmedik hareketlerine hazır olmalıyız. Savunmacı sürüş, riskleri aza indirerek hayat kurtarır.

Kaynak: BNR “Horizont” Programı

Söyleşi: İrina Nedeva

Çeviri: Tanya Blagova

 

Haber üzerinde çalışanlar: Ergul Bayraktar