Tarih Sayfaları

Osmanlı döneminde Rusçuk

Birlikte yaşam örnekleri çerçevesinde Ruse’deki Türklerin tarihi geçmişi

Pazar, 15 Mart 2026, 05:00

Osmanlı döneminde Rusçuk

FOTOĞRAF Facebook/ Türk tarihi

Yazı Boyutu

Osmanlı hakimiyetinin devam ettiği yüzyıllar boyunca hayırseverler tarafından zengin dini ve eğitim vakıf eserlerinin inşa edildiği Rusçuk şehri Bulgaristan’daki Türklerin önemli bir kültür merkeziydi. 1868-1869 tarihli Tuna Vilayeti Salnamesine göre, Rüsçuk'ta 30 cami, 1 rüşdiye, 9 mektep, 6 medrese ve 7 tekke bulunmaktaydı. Bunların bakımı  1541 dükkan, 143 mağaza, 22 han, 2 hamam, 7 değirmen, 40 fırın ve 50 debbahane tarafından sağlanıyordu.

Rusçuk ayanı Tirsinikli İsmail Ağa tarafından yönetildiği XVIII. yüzyılın sonlarında ve XIX. yüzyılın başlarında modernleşmeye başlayan şehre 1871’e kadar kaynak su temin eden büyük bir su tesisatı kuruldu. İsmail Ağa’nın hayırseverliğini devam ettiren varisleri Rusçuk’ta 56 çeşme yaptırdı.

Midhat Paşa döneminde ise (1864-1869) Rusçuk’ta ilk matbaa ve telgraf hattı kuruldu. Ayrıca Osmanlı devleti dahilinde sokak isimlerinin yazıldığı ilk tabelalar burada ortaya çıktı. Bulgaristan’da ilk demiryolu hattının inşaatı bir İngiliz şirketi tarafından başlatıldı. Bu hat 1866’da Rusçuk’u Varna’ya bağladı ve Orta Avrupa’dan İstanbul’a giden yolu kısalttı. Tuna vilayetinde kara yolları inşa edildi, Arabakonak geçidinin yapılması ile Koca Balkan dağlarının geçişi kolaylaştı. Midhat Paşa Rusçuk civarında bir çiftlik kurarak çağdaş tarımın temellerini atmaya çalıştı.

Rusçuk’un bir diğer özelliği ise tarih boyunca Bulgar, Türk, Dubrovnikli tüccar, Ermeni, Yahudi gibi farklı toplulukların bir arada yaşadığı kozmopolit bir şehir olmasıdır. Rusçuk mahallelerinde oldukça kapalı bir şekilde, kendi kurallarına göre yaşayan ve kendi davranış modellerini uygulayanbu dini ve etnik topluluklar şehir hayatının çeşitliliğini zenginleştiriyordu.



FOTOĞRAF arşiv

Farklı din ve mezheplerin temsilcileri tarihsel koşullar nedeni ile aynı yaşam alanı paylaştı, aynı dükkanlara ve atölyelere sahip oldu ve aynı kriterlere tabi tutuldu.Bu nedenle birlikte yaşama kuralları oluşturmak ve bunlara uymak zorunda kalındı, birlikte yaşama kültürünün gerektirdiği duyarlılıklar geliştirdi.

Şehir tarihçiliği konusunda önemli katkıları bulunan tarihçi Teodora Bakırcieva’nın Rusçuk’ta gündelik hayat ile ilgili değerli bir çalışmasında birlikte yaşama örneklerine yer verilmektedir. Örneğin 21 Mayıs 1869’da Rusçuk görülmemiş bir kuraklığa maruz kaldığında hasadın tamamen yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kalındı. Böyle bir doğa afetinin insanları dini ve etnik kimliğine göre ayırmadığı düşüncesi ile hareket eden Rusçuklu din adamları toplu yağmur duası yapmaya karar verdi. Dini liderleri başta olmak üzere Türk, Bulgar, Yahudi ve Ermenilerden oluşan şehir halkı yağmur duası için bir araya geldi. Uzun zamandan beri beklenilen yağmurun birkaç saat sonra yağmaya başlaması, Rusçuk halkını derinden etkiledi. Rusçuklular Tanrı’nın insanlara merhametinin bir işareti olarak gördüğü bu olayı haftalarca konuşu.




Rusçuk, 1878

FOTOĞRAF Facebook/ Deyan Rosenov Dimitrov

Müslüman ve Hristiyan dini bayramlarının aynı tarihe denk gelmesinin de Rusçuklular tarafından hayırlı bir işaret olarak görüldüğüne dair bazı bilgilere ulaşıyoruz. Örneğin 1873 yılında Hristiyan halkının Nisan ayında kutladığı Aziz George Gününün Hz. Muhammed'in (s.a.a) Rabiü'l-Evvel ayında kutlu doğumu ile aynı güne denk gelmesi üretimde bolluk getireceği ve mutlu bir yıl olacağı şeklinde yorumlandı. Ayrıca Rusçuk halkı, Müslümanların Hıdırlez'i ve Hristiyanların Aziz George Günü'nü kutladığı 23 Nisan'da gerçekleşen kutlamalarda Hızır Baba tekkesinde bir araya geliyordu.

1874 yılında, Anadolu'yu eşi benzeri görülmemiş bir kriz, acımasız bir kıtlık sardığında ise Rusçuklular kayıtsız kalmadı. Acil bir bağış kampanyası düzenleyen Rusçuk Metropolitliği kısa sürede 3.235 kuruş toplamayı başardı. En büyük bağışı yapan ise 520 kuruş bağışlayan bizzat Metropolit Grigoriy oldu.

Rusçuk’ta kutlanan büyük dini bayramlar, sadece günlük yaşam düzeyinde değil, farklı topluluklar arasında karşılıklı ziyaretler için de fırsatlar yaratıyordu.

1852 yılında “Tsarigradski vestnik” gazetesi, Rusçuk'ta kutlanan Paskalya Bayramı ile ilgili bir haber yayımladı. Bu haberde Paskalya Bayramının büyük bir neşe ile kutlandığına, Rusçuk Valisi Salih Paşa ve maiyetinin, Bulgar kilisesinde düzenlenen dini törene katıldığına yer verdiGazete ayrıca Salih Paşa’nın, önde gelen bazı Hıristiyanları ziyaret ettiğini ve defterdar Zeki Efendi’nin onu örnek aldığını yazdı.

Rusçuk'ta, şehzade doğum günleri, hükümdarların doğum günleri ve tahta çıkışlarının yıldönümleri vesilesi ile büyük kutlamalar da düzenlenirdi.

Örneğin 1866 yılında Sultan Abdülaziz'in doğum günü, Müslümanların Allah'tan af diledikleri Berat Gecesine denk gelmesi münasebeti ile tüm şehir muhteşem bir şekilde aydınlatıl, toplar atıl, türküler söylendi ve Rusçuklular geceyi sevinç ve kutlama içinde geçirdi. Ertesi gün memurlar, konsoloslar ve şehir ileri gelenleri vali vekiline resmi bir ziyaret gerçekleştirdi.



 

FOTOĞRAF roustchouk.bg

Tuna nehrinde tekne turu yapmayı seven Rusçuklular için 1876 yılında Aziz George Günü münasebetiyle erkekler ve kadınlar için iki ayrı vapur seferdüzenledi. Bu vapurların limandan Ali Paşa köşküne birkaç sefer yaptıktan sonra, Gürgevo Kanalı'nın üst tarafından geçerek tekrar limana döndüğü haberi yerel basına yansıdı.

Rusçuk’ta düzenlenen şenlik ve kutlamalar, ihtişamları ve eşsiz renkleri ile Rusçukluların manevi dünyasını etkiledi ve zenginleştirdi, onların ortak bir kültürel ve sosyal alanı olan Rusçuk şehrine aidiyet duygularını pekiştirdi. Bu nedenle Rusçukluların 1878’den sonra yıkıma maruz kalan bazı Müslüman mabetlerin yıkılmasını protesto ederek Rusçuk imar planının uygulanmasını birkaç yıl erteletmesi tesadüf değildir

Haber üzerinde çalışanlar: Ergül Bayraktar