Yazar
Gergana Mançeva
Haber
Pazar 22 Mart 2026 05:30
Pazar, 22 Mart 2026, 05:30
FOTOĞRAF BTA
Yazı Boyutu
Üç yıllık bir araştırmanın ardından Veliko Tırnovo yakınlarındaki Arbanasi şehrinde Çiprovtsi’de 17. yüzyıla tarihlenen, el tezhagında “Bakamski”- “Garibalda” tarzında dokunan renkli ve desenli kilim keşfedildi. Kilim, Arbanasi’de yaşayan papaz Mihaylov’un evinde mirasçıları tarafından aile yadigarı olarak muhafaza ediliyordu. Büyük bir olasılıkla Bulgaristan’da korunan en eski örneklerden biri olan kilim şu anda Hollandalı Jakob van Beilen’in koleksiyonunda yer almaktadır.
FOTOĞRAF BTA
Van Beilen’in kurduğu “Bulgar kilimi” Vakfı, eski Bulgar kilimlerin renkleri, süslemeleri ve dokumaları aracılığıyla korunmuş somut olmayan kültürel mirası, yurtta ve yurt dışındaki tanıtmayı amaçlamaktadır. Van Beilen, en eski korunmuş kilim ile eski usta dokumacıların el izlerini taşıyan bazı eşsiz örneklerini, Bulgaristan Bilim Akademisi'ne bağlı Etnografya ve Folklor Enstitüsü'nün Ulusal Etnografya Müzesi'nde düzenlenen özel bir sergide teşhir etti.
FOTOĞRAF BTA
Yıllardır Bulgaristan'da yaşayan Hollandalı koleksiyoncunun eski Bulgar kilimleri koleksiyonu, farklı etnografya bölgelerden, hatta bugün ülke sınırları dışında kalan bölgelerden gelen 1000'den fazla parçadan oluşuyor.
FOTOĞRAF БТА
Kilimlerin bir kısmı, Bulgaristan Bilim Akademisi Etnografya Enstitüsü'ndeki uzmanlar tarafından analiz edilecek, tarihlendirilecek ve ilk kez menşei açısından incelenecek. Jacob van Beilen'in koleksiyonundaki 81 kilimin incelenmesi, tescili ve değerlendirilmesi için bir sözleşme imzalandı. Bu, el dokuması Bulgar kilimleri müzesinin kurulması için gerekli bir adımdır.
Jakob van Beilen, sergide 17. yüzyıla tarihlenen Çiprovtsi kiliminin yanı sıra, 18. ve 19. yüzyıllara ait Pirot, Çiprovtsi, Kotel ve Deliorman bölgelerinden daha dört adet otantik örneği sergiledi. Bu Kilimler, Florida, Hong Kong ve Avustralya'daki koleksiyonlardan kendisi tarafından satın alınmış ve Bulgaristan'a geri getirilmiştir.
FOTOĞRAF BTA
Sonbaharda Veliko Tırnovo'da ”Kurucu Meclis“ müzesi salonlarında ve Plovdiv'de olmak üzere iki büyük serginin düzenlenmesi planlandığını açıklayan “Bulgar kilimi” Vakfının sekreteri Kaloyan Yankov, vakfın programı hakkında şunları söyledi:
Колекцията на ван Бейлен – крачка към музей на ръчно тъкания български килим
FOTOĞRAF Гергана Манчева
"Kilimleri sergilemek için sergiler düzenliyor ve sergilere katılıyoruz.
Koleksiyoncular gibi onları bir kenara kaldırıp depolarda saklamak değil, tam tersine insanların dikkatini çekmeyi ve herkesin erişimine açık olmalarını sağlamayı amaçlıyoruz. Kilimler son derece güzeldir ve onları dokuyan ustaların olağanüstü enerjisini taşırlar. Özel bir müze kurma yönünde adım adım ilerliyoruz.
Doç. Dr. Mila Maeva
FOTOĞRAF Gergana Mnaçeva
"Sınırların açılmasıyla birlikte, seyahat etmeye, çeşitli koleksiyoncularla tanışmaya ve biz araştırmacıların hakkında çok az şey bildiğimiz, unutulmuş örnekleri ülkeye geri getirme imkanını buluyor. Bulgar kilimi müzesini kurma fikri çok güzel. Benzer bir müze Sliven'de var, ancak bu müze daha çok endüstriyel üretime odaklıdırr. Oysa geleneksel Bulgar halıcılığı, yani 17-18. yüzyıldan beri Bulgar topraklarında tanınan halı, şimdiye kadar sergilenmedi. Enstitü olarak bu halıların kültürel değerlerinin belirlenmesine yardımcı olabiliriz. Meslektaşlarımız bu koleksiyonu bilim çevrelerinde tanıtma fırsatına da sahip olacaklar. Benim için Çiprovtsi kilimleri, özellikle dokumada kullanılan teknikler açısından çok değerlidir. Kırmızı tonlarında daha renkli ve daha parlaktırlar. Yapımlarında bir hafiflik vardır; görünümleri ruha neşe ve bu bölgenin el işi göz nuru kilimlerinin yaydığı bir ışık getirir. Çoğu zaman Çiprovtsi'den gelen insanlar kimliklerini kilim üretimi ile ilişkilendirirler. İngiltere'deki saha araştırmalarım sırasında oradaki Bulgarlarla çalıştım ve Çiprovtsi'den bir kadın, vatanıyla olan bağının sembolü olarak bana küçük bir Çiprovtsi halısı hediye etti. Yani, Bulgarlar dünyanın neresinde olurlarsa olsunlar, yerel kimliklerini, bu durumda olduğu gibi kilimi yanlarında taşırlar.".
Колекцията на ван Бейлен – крачка към музей на ръчно тъкания български килим
FOTOĞRAF Гергана Манчева
Günümüzde ülkemizde, bu geleneği sürdüren, çoğunlukla Kotel, Çiprovtsi, Sliven ve Sofya'da yaşayan kilim dokumacısı kadınların sayısı 50'yi geçmemektedir. Bu zanaat yok olmaya yüz tutmuş ve bu yüzden, eski Bulgar ustalarının iplik boyama ve dokuma sırlarının sonsuza dek kaybolmaması için iyi araştırılmalı, tanımlanmalı ve korunmalıdır.
Haber üzerinde çalışanlar: Ergül Bayraktar