Haber
Pazartesi 23 Mart 2026 12:39
Pazartesi, 23 Mart 2026, 12:39
FOTOĞRAF BNR Kırcali - Mehmed Receb ve Georgi Argirov
Yazı Boyutu
Çetin kış şartlarında yaklaşık 3 ay boyunca 400 metreden derin bir uçurumda erişilmesi imkansız olan bir kaya parçası üstünde mahsur kalan koyunlar, bugünlerde düzenlenen kurtarma operasyonu ile Kırcali’ye bağlı Şiroko Pole köyünde oturan Hilmi Hayrullah’ın sürüsüne geri döndü.
Eşi benzeri görülmemiş kurtarma operasyonu, hayatını riske atan 19 tırmanışçı ve veterinerlerden oluşan bir ekip tarafından gerçekleştirildi. Ekipte Stara Zagora “Yeşil Balkanlar” Yaban Hayvanlar Merkezi görevlileri ve veteriner tıp öğrencileri yer aldı.
Maalesef koyunlardan biri, ekiplerin gelmesi ile korkarak aşağı doğru düştüğü için kurtarılamadı.
Nefes kesen operasyon öncesi ve sırasında yaşananlara dair BNR Kırcali muhabiri Valia Apostolova’nın röportajını aktarıyoruz.
FOTOĞRAF BNR Kırcali - Mehmed Receb ve Georgi Argirov
Mahsur kalarak kaderine terkedilen hayvanların kurtarılması hikayesi, binlerce insanın yüreğine dokundu.
Her şey Noel sırasında 25 Aralık günü başladı. Koyunlarını otlatan çoban Hilmi Hayrullah, sürüsünü “Monyak” adını taşıyan Ortaçağ Kalesi’nin kalıntılarından dolayı turistler tarafından bilinen tepeye doğru sürdü. Sarp ve kayalarla çevrili olan mevkinin aşağısında insan gözünün görebildiği kadar derin uçurumlar vardır. Hava sıcaklığının mevsim normallerinin üzerinde olmasından faydalanarak tepeye çıkan bir turistin beraberindeki köpeğin, sürüye saldırması üzerine her tarafa dağılan hayvanlardan 5’i uçuruma düştü. Üçü can verirken diğer ikisi, tepenin 200 kadar metre aşağısında kalan dar bir kaya parçasında tutunmayı başardı. Neredeyse üç ay boyunca yem ve su almadan hayatta kalşan koyunlardan biri kuzuladı.
Koyunları ilk kurtarmaya çalışan yerli itfaiye görevlilerinin çabaları, sahanın sarp, riskin ise yüksek olmasından dolayı sonuç vermedikten sonra hayvanların sahibi, yardım aramaktan vazgeçince koyunlar kaderine bırakıldı, ta ki kamu medya kuruluşları BNR ve BNT, durumu “Yeşil Balkanlar” Yaban Hayvan Kurtarma Merkezi’ne bildirinceye kadar.
Olayı öğrenen tırmanışçılar, yapılacak operasyonu planlamak üzere hemen bölgeye gitti. Trakya Üniversitesi’nden dr. Rusko Petrov, ilk başta hayvanların kurtarılacağından pek ümitli değildi.
FOTOĞRAF BNR Kırcali - Mehmed Receb ve Georgi Argirov
“Saha, epey riskli ve tehlikelidir. Hayvanların kurtarılması ihtimali çok küçük. Buna rağmen değineceğiz, çünkü mahsur kalan her canlı varlığa, geldiği yere geri dönme şansının verilmesi lazım.”
Tepeye yakın Şiroko Pole sakinlerinin bazıları umutlu olurken bazıları düşünülen operasyona şüphe ile yaklaştı.
“İnanmıyorum. Hayvanları nasıl kurtaracaklar? Yapabilecekler mi?”
“İnanıyorum. Bu insanlar yardım etmek istiyorlar. Tırmanışçı çağırdılar. Şans var. İnşallah!”
Operasyon günü 19 genç kız ve erkek, sabahın erken saatlerinde sahada çalışmalara başladı. Beş ekip oluşturuldu. İkisi uçuruma inerken diğer üçü onlara destek vermek için tepede kaldı.
Yüksek rakımda, sarp kayalar üzerinde ve düşen taşların oluşturduğu riksten dolayı son derece tehlikeli olan kutarma operasyonu sürerken durum dronlarla takip edildi.
Uzun süren uğraşlar sonucu yakalanarak hafif uyuşturulan kuzunun annesi, vücudunu saran halatlarla çekilerek tepeye çıkarıldı.
Bunun ardından aynı muamele yavrusuna da uygulandı.
Kuzuyu tepede teslim alarak annesinin yanına bırakan veteriner tıp öğrencisi Viktoriya Lübenova, o an yaşadıklarını paylaşırken şöyle konuştu:
“Sevindim. Her üç hayvanı kurtarabileceğimizden umutluyduk. Kuzu büyük stres altındaydı. Torba içinde çıkardığımız içinbiraz nefes aldırıp süt emmesi için annesinin yanına bıraktık. Sanırım iyidir. Daha önce hiç insan görmediği için çok korkuyor.”
Yaklaşık beş saat süren kurtarma operasyonu sonunda yorgun düşen tırmanışçılardan Stoyko Stefanov, son derece zor bir iş yaptıklarını paylaşırken kuzuyu yukarı çıkarmayı başaran Anatloliy Kapralov, mikrofonumuza konuşurken memnuniyetini dile getirdi:
“O anda farklı bir duygu yaşadığımı söyleyemem. Yavruyu bir süre sırtımda taşıdım, sonra çok stresli olduğu için biraz dinlenmesi için bıraktım. Evet, anne ve yavuyu kurtarmayı başardığımız için mutluyum.”
Ağır ve riskli olan operasyonu yöneten dr. Rusko Petrov ise şöyle konuştu:
“Elimizden geleni yaptık. Sanırım anne ve yavruyu, koyunun annelik içgüdüsü kurtardı. Diğer hayvan aşağı atladı. Hayatta olup olmadığını bilmiyoruz. Biz halatları toplarken aşağıdan sesler geliyordu. Hayvanlar eğer daha önce burada otlatıldıysa, hayvanın yolunu bulup dönmesi mümkün, yoksa kurt ve çakallar onu yiyecekler. Bize bağlı ne varsa, sonuna kadaryaptık”, diyen dr. Petrov, her şeyin risk barındırdığına dikkat çekti:
“Gördüğünüz gibi altımızda 300-400 metrelik bir uçurum var. Yani her an her ekip, bulunduğu yerde risk altındaydı. Ancak disiplin ve düzen olunca, iyi bir ekiple çalışılınca görüldüğü üzere her şey gereği gibi olur. 9. sınıftan itibaren onlarla çalıştığım gençler var burada. İşin büyük bir bölümünü ben değil, operasyonun kahramanları Stoyko ve Toni üstlendiler. Genç oldukları için defalarca aşağı inip yukarı çıktılar”.
Başarılı geçen kurtarma operasyonundan hemen sonra anne koyun ve yavrusu, sürünün yanına, ağıla götürüldü.
"İki ay kadardır yem ve susuz kaldıkları için hayvanlara serum taktık. Kuzunun durumu iyi, annesi çok zayıftır. Önümüzdeki günlerde takip altında tutulacaklar. Bu iki hayvanın durumu iyi olacak”.
Hayvanların sahibi dr. Rusko Petrov’a teşekkür ederken eşi, bol miktarda pesmet yapıp kurtarma ekibine ikram etti. Kurtarılan hayvanlar ise üç aydan beri ilk defa geceyi güvenli bir yerde, huzur içinde geçirdiler.
“Koyunun hali iyi. Biraz zayıf olması, otlamadığı için normal bir durumdur. Rusko ve ekibine teşekkür ediyorum, bizi kurtardılar. Mutluyum” diyen Hilmi Hayrullah, koyunları Paskalya’da satmamaya söz verdi.
Binlerce insanın yüreğine dokunan hikaye, böylece sona erdi. Birçok insan operasyonu Internet üzerinden canlı olarak takip etti. Mutlu sonla biten mahsur koyunlar olayı, ayrıca iyiliklerin insanları birleştirdiğine dair hepimize önemli bir ibret dersi verdi.
Kaynak: BNR “Horizont” Programı
Röportaj: BNR Kırcali Muhabiri Valia Apostolova
Çeviri: Tanya Blagova
Haber üzerinde çalışanlar: Bedriye Haliz