Yazar
Krasimir Martinov
Haber
Cuma 17 Nisan 2026 05:05
Cuma, 17 Nisan 2026, 05:05
Rahip Maksim
FOTOĞRAF Krasimir Martinov
Yazı Boyutu
Kıbrıs’ta Troodos Dağı'nda bulunan Kykkos Manastırı, Meryem Ana'nın mucizevi ikonasına hürmet etmek üzere dünyanın dört bir yanından gelen hacıları her gün ağırlamaktadır. Manastırın gelişiminde, manastırın yöneticisi rahip Maksim'in büyük katkıları var. Babası Bulgar, annesi Kıbrıslı olan rahip Maksim, Plovdiv'deki “Paisiy Hilendarski” Üniversitesi mezunudur ve Kıbrıs'taki “Rodna Stryaha” Bulgar Pazar Okulu'na da sık sık davet edilmektedir.
Rahip Maksim bu kutsal manastırın bir parçası nasıl olduğunu anlatırken Bulgaristan Radyosu’na şöyle konuştu:
FOTOĞRAF Krasimir Martinov
“12. sınıfı bitirmeden manastıra taşınmaya karar verdim. Burada yaklaşık 8 ay yaşadım, ardından beni ilahiyat okumaya gönderdiler. Selanik'te sınavlara girdim. Ancak Kykkos'taki kardeşlerden biri olan Metropolit İsaya ile birlikte Plovdiv Metropolisi'ni ziyaret ettik. Orada, Metropolit Nikolay'ın onayıyla Plovdiv Üniversitesi'ne kaydoldum. Mezun olduktan sonra Moskova’da yüksek lisans ve doktora yaptım, Kıbrıs’a döndüm ve 2021’de rahip oldum. Kısa bir süre sonra, bende bazı nitelikler gören Metropolit Nikiforos'un (Kykkkos Manastırı'nın başrahibi) takdiriyle, en yüksek idari göreve, yani merkez manastırın yöneticiliğine terfi oldum. Yönetici olarak, misafirlerin karşılanmasından, manastırın 250 kişilik personelinin bir parçası olan yaklaşık 100 işçiden, manastırın ekonomik faaliyetlerinden ve yönetimiyle ilgili her şeyden sorumluyum."
FOTOĞRAF Krasimir Martinov
FOTOĞRAF Krasimir Martinov
"Manastırımız münzevi bir yer değildir. Biz açık bir manastırız ve sosyal bir manastır yaşamı sürdürüyoruz. Herkese açığız – misafirlere, hacı gruplarına, turistlere. Manastır sabah 4:30'da kapılarını açar ve kışın 18:30'a, yaz aylarında ise 19:30'a kadar ziyaretçi kabul eder. Kısıtlamamız yoktur. İnsanı merkeze alan her türlü faaliyete açık olması manastırımızı özel kılmaktadır.
Aslında manastır, kurulduğu ilk yıllardan itibaren rol oynamıştır. Kikos kilisesinde şu anda muhafaza edilen mucizevi ikonun efsanesi de bununla ilgilidir. “ diye belirten rahip Maksim sözlerini şöyle sürdürdü:
Meryem Ana'nın mucizevi ikonası
FOTOĞRAF Krasimir Martinov
FOTOĞRAF Krasimir Martinov
“Bulgaristan’ın durumu beni hiç memnun etmiyor, Bulgar politikacıların eylemlerinden de hoşnut değilim.. Devlet adamlarının, kiliseye destek vermedikleri müddetçe Bulgar halkının refaha ulaşamayacağını anlaması gerek. Yine de, elinden geldiğince çalışmaya devam eden kilise beni mutlu ediyor. Cemaatlerine özenle ve gayretle sahip çıkan Bulgar hiyerarşilerinin eylemleri beni mutlu ediyor ve Tanrı'nın onlara güç vermesi için alçakgönüllülükle dua ediyorum. Biz nerede olursak olalım- Amerika’da, Kanada’da, Avustralya’da, Kıbrıs’ta, İspanya’da ya da İtalya’da Bulgar olarak kalırız. Bizler her zaman Bulgar devletinin ve Bulgar halkının refahı ve manevi gelişimi için dua edeceğiz.”
Rahip Maksim’in szölerine göre, refaha giden yol, çocukluğun en erken dönemlerinden itibaren Tanrı ile iletişim kurmaktan geçer. Bu bağlamda, okullarda din derslerinin verilmesi konusuna da şu sözlerle değindi:
Kykkos Manastırı'nın kilisesi
FOTOĞRAF Krasimir Martinov
“Din eğitimi, okul eğitiminin çok önemli bir parçasıdır. Bunun sadece iyilik getirebileceğini ve iyi insanlar yetiştirebileceğini anlamak gerekir. Çocuklar büyüdüklerinde, içlerine Tanrı’nın sulayabileceği bir tohum ekilmiş olacak ve bu tohum, çocuktan güzel bir insan olarak yetişmesini sağlayacaktır.
Kilise burada her zaman önemli bir rol oynamıştır. Bu nedenle din eğitimi, Kıbrıs eğitim sisteminin ayrılmaz bir parçasıdır. Eğitim müfredatıyla ilgili her önemli kararda, Eğitim Bakanlığı Kıbrıs Kilisesi’ne danışır. Zaten kilise, her Hıristiyan devletin temelinde yatar. Kilisenin dili bazen çok sert gelebilir, ama biz itaat etmek zorundayız, zira hiyerarşiler, İsa Mesih'in kendisinin de bahsettiği şeylerden söz ediyorlar.”
Çeviri: Ergül Bayraktar
Haber üzerinde çalışanlar: Ergül Bayraktar