Haber
Salı 21 Nisan 2026 14:09
Salı, 21 Nisan 2026, 14:09
FOTOĞRAF BTA
Yazı Boyutu
Ruse ilinin Tsenovo belediyesinin halkı gelenek üzerine seçimlerde sandık başına gitmek konusunda hevesli olup vatandaşlık görevini dürüstçe yerine getirmektedir. Belediyeye bağlı Krivina köyünde seçimlerin öncesinde siyasetçilerin afişleri asılmasa da köy nüfusu siyasete ilgisiz değildir.
BNR Ruse muhabiri Asya Pencheva’nın 19 Nisan seçimleri öncesinde köye uğrayarak insanlara mikrofon uzattı.
Ruse’ye bağlı Krivina köyü, Sofya’nın Krivina köyü değildir. Ruse’ye bağlı Krivina köyünde giderken içinden geçilen Culünitsa köyü ise Veliko Tırnovo’ya bağlı Culünitsa değildir.
Uzun yıllardır köyün muhtarı olan Rumen Grigorov, isim benzerliğinin iki köyün karıştırılmasına sebep olduğunu anlattı.
“Sık sık telefonla arayıp filanca sokakta yaşayan birilerini soruyorlar. Hatta mektuplar, mahkemeye celp kağıtları gönderiyorlar. Ben de köyümüzde öyle bir sokak olmadığını, o adı taşıyan birinin de oturmadığını anlatıyorum. Ayrıca posta kodunu da karıştırıyorlar. 7132 olan bizim posta kodunu yazıyorlar, oysa mektubun alıcısı Sofya’nın Krivina köyünde oturuyor. Su faturalarını yatırmayanlara “Sofiyska Voda” şirketinden yazılar geliyor. Burada Sofya suyunu değil, Krivina suyunu kullanıyoruz. Buradan ta Popovo’ya kadar Tuna suyu veriliyor.”
Krivina köyü muhtarı Rumen Grigorov
FOTOĞRAF Asya Pençeva
1995 yılından bu yana iki dönem ara ile Krivina köyünde muhtarlık görevini yapan Rumen Grigorov, bu aralıklar konusunda da ilginç şeyler anlattı. İlkinde rakibi muhtar olmak için köydeşlerine hediyeler dağıtmış, ikincisinde ise oy pusulalarında çarpı işaretinin konulmaya başlaması ile köy halkının kafaları karışmış.
“Çarpım işareti moda oldu. Muhtarlık görevi için bir tane rakip çıktı. İnsanlar da çarpım işaretini “Onu istemiyoruz, adını çizdik” diye kullandı. O kişi seçimi 7 oyla kazandı”.
“Mila nineye adını niye çizdin, aslında oyunu onun için kullandın dediğimde “Onu istemediğim için” diye cevap verdi. ”
Köyde gizli saklı olmadığını, kimin kime oy verdiğinin bilindiğini söyleyen muhtar, bir zamanlar nüfus sayısının 2000’in üzerinde olduğu köyde şimdi sadece 260 kişinin kaldığını belirtti.
“Eğri” anlamına gelen köyün adı, Krivina’da eğri büğrü bir şey olduğunu düşündürse de gerçek tamamen farklıdır. Yantra ve Tuna nehirlerinin öpüşüp birlikte denize yol aldıkları bu yerde Yantra’nın utancından düzlükte dolana dolana akarak çizdiği harika şekilleri çoğrafya uzmanları kıvrım, köy halkı eğrilik diye adlandırmış. Köyün adı da Krivina (eğrilik) olmuş.
Peki köydeki insanlar da köyün adı üstüne eğri mi sorusu üzerine Rumen Grigorov şu cevabı verdi:
“Her yerde eğri insanlar var. Nereye giderseniz gidin her yerde eğri insanlar var. Fakat Yantra’nın sol tarafında, Krivina, Beltsov, Belyanovо köylerinde oturan bizler, dünyanın en misafirperver insanlarıyız. Köy şenliklerine gelenler, buradan karnı aç olarak asla ayrılmazlar. 2 Haziran’da herkesi bekliyoruz”.
Köy şenliğine kadar zaman varken bugünlerde Krivina’da seçimler ve politika gündemde. Seçmenlerin beklentileri, birbirinden farklı olabilir, fakat köy muhtarının tek isteği hükümetin olmasıdır.
“Bizzat benim için bütçenin olması için hükümetin olması önemlidir. Halihazırda sokaklar ve okumaevi için hazır, onaylanmış projelerimiz var. Fakat bütçe olmayınca inşaat işlerine başlanması imkansızdır. ”
İyi veya kötü, nasıl olursa olsun hükümetin olmasının küçük yerleşim birimleri için hayati önem taşıdığını söyleyen Krivina muhtarı, şöyle konuştu:
“Şimdi daha mi iyi? Nisan ayının başında tam okumaevinde tamirat işlerine başlamaya hazırlanırken hükümet hop diye istifa edince her şey askıda kaldı. Hal böyle olunca ben kimden medet umayım ki!”
Bölge Seçim Komisyonu verilerine göre köy halkı, seçimlere yoğun katılımı ile dikkat çekiyor. Bu seçimlerde de böyle. Köy sakinleri, BNR muhabirine konuşurken duygu ve düşüncelerini paylaştı.
“Biz oy vermezsek, kim verecek? Sandık başına gitmek lazım. Oy vermezsek, hiçbir şey olmaz. ”
Bazı köylülerin siyasetçilerden beklentileri epey mütevazı.
“Ne isteyelim ki! Yolları yapsınlar. Birer sokak yapsınlar, bir daha ne bekleyelim ki! Her taraf yıkık dökük. Bizim zamanımızda yapılanlar öyle duruyor”.
“Gençlere iş yerlerinin sağlanması lazım. Önce geçim kaynağı olsun. Köyümüzde insan kalmadı. 1969-70’lerde nüfus sayısı 2 bin olurken şimdi 300 kişi kaldı. Genç aileler, geçim kaynağı olmadığı için burada varlığını sürdüremezler. Ana okullar gitti, okullar gitti. Otobüs de yok. Dünyadan kopmuş durumdayız.”
Herkesin iyiye doğru bir değişiklik beklediğini ve ıssızlaşan köylerde de durumun değişmesini umduklarını söyleyen Krivinalı bir kadın, siyasetçilerin en büyük günahı nedir sorusu üzerine şöyle konuştu:
“Yalan söylemeleri. Söz verip hiçbir şey yapmıyorlar. Onlara güvenip hiçbir karşılık almıyoruz. Durumun değişmesi gerekiyor. Macaristan’da olduğu gibi seçimlere katılım oranının yüzde 80 olması gerekiyor. Çocuklarının, torunlarının iyi olmasını isteyenler, sandık başına gitmenin şart olduğunu anlamalıdır”.
FOTOĞRAF Asya Pençeva
Köyün içinden artık otobüs geçmese de otobüs durağı eskiden olduğu gibi duruyor.
“Güzel insanların yaşadığı köyümüzde meyhane yok. Durakta toplanıyoruz. Sıfırın altında 12 dereceye kadar soğuğa dayanıyoruz. ”
Durakta büyük sayıda vefat ilanlarının asılı olması, köylüleri rahatsız etmiyor.
“Biz de aynı yoldayız artık. 70’i geçtin mi yol belli. Ölüm ilanları için durakta değil de, başka bir yerde köşe kurmak istediler. Fakat biz razı gelmedik. Buraya oturunca, bütün yakınlarımız arkamızda oluyor. Annem, babam, onun anne ve babası, hepsi burada. İşte arkadaşım Milen de burada. Geçen yılda mide ülseri patlaması sonucu iki günde gitti. Buraya oturunca resmine bakıp “Hadi, kadeh kaldıralım” derim. Biraz hüzün verici olsa da, buraya oturunca onlar da bizimle birlikte oluyorlar”
Radyomuza seçimlerin arifesinde konuşan Krivina insanları, Avro, ilaçların fiyatları, TELK kararları, güneş enerjisi parkları, dünya gündemi ile ilgili düşüncelerini paylaştı ve diğer konulardaki görüş farklılıklarına rağmen seçimlere katılmanın şart olduğu konusunda hemfikir oldu:
“Tek bir şey söyleyebilirim. Oy vermek şarttır. Oy hakkına sahip olalı bu hakkımı hep kullandım. Bir keresinde Fransa’da Paris’teki büyükelçiliğin önünde 4 saat sırada bekledim. Halk ilgilenmiyorum, umurumda değil derse, durumun değişmesini de bekleyemeyiz.”
Kaynak: BNR Horizont Programı
Röportaj: BNR Ruse Muhabiri Asya Pencheva
Çeviri: Tanya Blagova
Haber üzerinde çalışanlar: Ergül Bayraktar