Cuma 1 Mayıs 2026 14:00
Cuma, 1 Mayıs 2026, 14:00
FOTOĞRAF unaladakkurban.com.tr
Yazı Boyutu
İslâm dinine göre kurban ibadeti, Allah’a tazim, yakınlık arayışı ve teslimiyetin önemli bir göstergesidir. Kurban kesmek, birçok peygamberin atası, muvahhit Peygamber İbrahim (a.s.)’ın Allah’a olan bağlılığını simgeleyen kadim bir ibadettir. Bu ibadet, paylaşma, yardımlaşma ve toplumsal dayanışmayı güçlendirmektedir, bu yüzden toplumda ayrı bir yere sahiptir. İslâm’ın şiarlarından biri olup farklı kültürlere de tesiri olan bir ibadettir.
Türlçemizde adak kurbanı olarak bilinen “nezir kurbanı” ise bir mükellefin, yani İslâmî açıdan sorumluluk taşıyan bir kişinin Allah’a tazim anlamında ve O’na yakınlık kazanma amacıyla kurban kesme sözü vermesi, yani kendisini yükümlü kılıp adamasıdır. Bu adama, mutlak anlamda “Allah için bir kurban kesmeyi adadım” şeklinde olabildiği gibi, şart koşmak suretiyle kayıtlı/mukayyet olarak “Şu işim olursa, Allah rızası için kurban keseceğim” şeklinde de yapılabilir. Böyle bir adak yerine getirilip kurban kesilmelidir. İşte bu adama sonucu ortaya çıkan dinî yükümlülük “nezir kurbanı” olmaktadır. Nezir kurbanı, birinci türden adakta, imkân olduğu zaman ilk fırsatta yerine getirilmelidir. Şartlı adama söz konusu olduğunda ise şart yerine geldiği zaman nezir kurbanı kesilmelidir. Zira adanan kurban vacip hükmündedir, yani muhakkak yerine getirilmesi gerekir, aksi takdirde günahı vardır.
Hanefî mezhebinin kurucusu olan İmam-ı Azam Ebû Hanîfe Hazretlerine göre mukayyet/şartlı nezir kurbanı, şart gerçekleşmeden önce kesilemez; önce adanan şeyin meydana gelmesi gerekmektedir. Şart gerçekleşmeden kesilir de sonra şart gerçekleşirse, yeni bir kurban kesilmesi gerekmektedir. Nezir kurbanının sahih olması için adanan şeyin dinen meşru bir konuyla ilgili olması gerekmektedir. Haram olan bir şeyin gerçekleşmesi nezir kurbanı şartı olamaz.
Nezir kurbanıyla ilgili önemli bir nokta ve diğer kurban türlerinden ayıran bir husus ise, Hanefî mezhebine göre, nezreden/adakta bulunan kişi, eşi, usûl ve füruu, yani anne ve babası, dede ve nineleri, çocukları ve torunları adak kurbanın etinden yiyemez. Bu kurbanın eti tamamen fakirlere dağıtılmalıdır. Ancak nezir kurbanından yemesi yasak olanlar, bedelini fakirlere sadaka olarak vermek suretiyle adadıkları kurbanın etinin bir kısmını yemeleri caizdir.
Bütün adaklarda olduğu gibi nezir kurbanı da ciddi sorumluluk doğuran insanın hür iradesiyle kendisine yüklediği bir ibadettir. Bu yüzden kişinin adakta bulunurken dikkatli olması, yerine getiremeyeceği sözler vermemesi ve adağını zamanında ve şartlarına uygun olarak yerine getirmesi önemlidir.
Haber üzerinde çalışanlar: Ergül Bayraktar