Rumen Radev Rusya ve Avrupa arasında nasıl bir dış politika izleyecek

Çarşamba, 29 Nisan 2026, 12:33

Rumen Radev

Rumen Radev

FOTOĞRAF БТА

Yazı Boyutu

Rumen Radev hakkında “Rusya’ya yönelik yaptırımların karşıtı”, “Kremlin yanlısı”, “Avrupa şüphecisi” ve “Moskova teveccühlü” bir kişi gibi ifadeler kullanan Batılı siyaset uzmanları, bununla birlikte Avrupa Birliği’nde “ikinci Orban” olmaktan uzak olduğunu ileri sürerken Rumen Radev’in Bulgaristan’ın Avrupa Birliği ve NATO’daki yeri konusuna soru işareti ile bakmadığının altını çiziyorlar.

Siyaset bilimcileri aynı zamanda Rumen Radev’in cumhurbaşkanı olduğu dönemde Rusya’nın Ukrayna’da yürüttüğü savaşı kınamaktan çekindiğini, AB yaptırımlarını eleştirdiği ve halk oylaması yapılmadan Bulgaristan’ın Avro Bölgesi’ne katışlmasına karşı çıktığına önemle dikkat çekiyorlar.

Seçim kampanyası sırasında “Gittikçe daha endişe verici, öngörülemez ve tehlikeli bir yer haline gelen bu dünyada yanılsamalara ve kaotik eylemlere mahal yoktur” diyen Radev, siyasi lider sıfatı ile dış politika hakkında konuşurken ülkemizin savunma kabiliyetlerinin artırılması ve üyesi olduğu birlikler için çalışması gerektiğini öne sürdü.

FOTOĞRAF “İlerici Bulgaristan” koalisyonu

"Ancak bu artık sadece vefa ile olmuyor, bu birliklerde ulusal menfaatimizi savunmak için yetkinlik ve irade gerekiyor, çünkü bu birliklerin güçlü olmasını istersek, üyesi olan devletlerin de güçlü olması şarttır” şeklinde konuştu bundan kısa süre mncesine kadar cumhurbaşkanı, halihazırda ise 52. Dönem Halk Meclisi’nde çoğunluğu oluşturacak olan “İlerici Bulgaristan” lideri olan Rumen Radev.

Batı ile doğrudan çatışmadan imtina eden Radev, 19 Nisan seçimlerindeki zaferinden sonra yabancı medyaya konuşurken Avrupa’da kritik düşünme ve pragmatizm gerekliliğine dikkat çekti.

FOTOĞRAF BTA

" Bulgaristan, Avrupa yolunda devam etmeye gayret gösterecek. Güçlü bir Avrupa’da güçlü bir Bulgaristan, kritik düşünme ve pragmatimze muhtaçtır, zira Avrupa, kuralların olmadığı bir dünyada ahlaki lider olmak yönünde kendi azminin kurbanı oldu”.

Ukrayna’yı barış istemek konusunda özendiren ve Kiev’e silah gönderilmesini desteklemeyen Radev, Kırım’ın “Rus” olduğu yönündeki iddiasının stratejik gerçeği yansıttığını öne sürdü. “İlerici Bulgaristan” lideri, seçim kampanyası kapsamında Dupnitsa’da yapılan bir toplantıda konuşurken, Ukrayna’ya yönelik askeri desteğe olan direncini gerekçelendirirken şöyle konuştu:

"Bizim temel amacımız, barışın korunmasıdır. Bulgaristan’ın hiçbir şekilde etrafımızdaki askeri çatışmalara müdahil edilmemesidir. Bu savaşları biz çıkarmadık, ki biz ödeyelim. Bizden bir cent dahi savaşların beslenmesine gitmemelidir, aksine bizim paramız bizim emeklilerimiz, çocuklarımız için kullanılmalı, amacımız budur”.

Siyaset uzmanları, Rumen Radev’in Avro’nun kabul edilmesini revize etmesini, AB kararlarını bloke etmesini ya da AB kaynaklarının Bulgaristan’a akışını tehlikeye sokmasını beklemiyorlar.

Ülkedeki seçmenler ise seçim ortamının uç ve tavizsiz söylem gerektirdiği ve insanlar tarafından duygusallıkla karşılanan mesajlar sunduğu görüşündedir. Seçimlerin ardından sıra, gerçek siyasete ve ciddi problemlere çözüm getirmeye geliyor.

Kaja Kallas

FOTOĞRAF AB, arşiv

Başkentte oturan vatandaşlar arasında düzenlenen bir ankete katılanlar, Radev’ten beklentilerin büyük olması ile beraber kendisinin uluslararası arenada taviz yapmaya yatkın olacağı ve AB politikalarını sabote etmeyeceği görüşünü paylaştı.

"Avrupa Birliği’nde tek başına politika yürütmesinin imkanı yok. Her şeyi kabul etmek zorundadır. Ara sıra bizim tarafımızı tutmaya çalışacak, fakat Orban gibi masaya yumruk vurup “Buraya kadar! diyemez.”

" Avrupa yanlısı politika da gereklidir, fakat Rusya’ya güvenemezsek ekonomimiz belki de kötüye gidecek. Avrupa bize yakıt vermek durumunda değil. Rusya ile ili ilişkiler sürdürmezsek, sanırım daha kötü olacağız. Ama Avrupa ile birlikte olmak da önemlidir.”

Ben buna zıt görüş paylaşıyorum, ben Avrupa Birliği’nden yanayım.”

"Doğru olanı, Brüksel’de bulunanlara tamamen bağlı olmaksızın dengeli politika izlemesidir. Rumen Radev, biraz çelişkili bir kişidir. Yurtdışında yaptığı bir, burada konuştuğu başkadır. Avrupa ve Atlantik yanlısı olacağını düşünüyorum, NATO generalidir, fakat güya daha bağımsız politika izlediğimiz yönünde konuşmaya çalışacak.”

Kampanya sırasında “Alfa Research” tarafından düzenlenen temsili bir araştırmaya katılanlara “Bir stratejik ortak seçmek gerekirse, siyasetçilere kimi tavsiye edersiniz” sorusu sorulduğunda yüzde 56,3 olmak üzere yarısından fazlası, bunun Avrupa Birliği olduğu yönünde kesin cevap verirken yüzde 19,5’i, tercihini Rusya’dan yana kullandı.

Mariya Simeonova

FOTOĞRAF BNR- Lyudmila Jelezova/Pixabay

AB kuruluşları, Rumen Radev’in seçim zaferini nezaket gereği kutlarken Avrupa’da yeni Bulgar siyasi aktörle bundan sonra rarlı çalışmalar yürütme hazırlılığını dile getirdi. Dış Politika ve Güvenlik Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, “İlerici Bulgaristan” zaferinden sonra Bulgaristan’ın Ukrayna politikasında değişiklik olması yönünde duyulan beklenti veya sakıncalara ilişkin önceden değerlendirme yapmaktan kaçındı.

AB Dışişleri Konseyi Sofya Ofisi Müdürü Mariya Simeonova, BNR’ye konuşurken Rumen Radev’in kuracağı hükümetin dış siyaset profilinin “İlerici Bulgaristan” için oy veren seçmen kitlesinin profiline göre şekilleneceğini söylerken Radev’in diğer tüm partilerden ılımlı Rusya yanlısı, ılımlı AB yanlısı ve Avro Bölgesi şüphecisi olan seçmenleri kendine çekmeyi başardığına dikkat çekti.

" Seçmen profilinin böyle olması, Rumen Radev’i radikal kararlar almak ya da radikal politikalar önermek konusunda sınırlandıracak. Rumen Radev döneminde Bulgaristan, Avrupa ve NATO yanlısı olan dış politikasını sürdürecek, uluslararası örgüt ve kuruluşlarda alınan kararlara yönelik eleştiriler artacak, fakat bence bu eleştiriler Avrupa liderleri için değil, ülkedeki vatandaşlar için yapılacaktır.”

Dış siyaset planında temel konu olan Ukrayna’ya ilişkin politika ve Bulgaristan’ın Rusya ile olan ilişkilerinin yenilenmesi yönünde yapılan açıklamaların AB’nin menfaatleri ile çatışması ihtimaline değinen Mariya Simeonova, şöyle konuştu:

" Bulgaristan’ın Avrupa Birliği içindeki kararları bloke eden bir devlet haline geleceğini düşünmek, sanırım abartı olacaktır. Daha aşırı pozisyon alır veya AB içinde veto kullanmaya kalkarsa eğer Rumen Radev’in hiç te hoş olmayan bir duruma düşeceğini düşünüyorum. Kendisi pragmatik bir siyasetçi olup Bulgaristan’ın AB’de bu tür bir pozisyon almasının yaratacağı risklerin farkındadır. Bulgaristan, hala büyük derecede AB finansmanına bağlıdır. Bu paradan faydalanılması hem ekonomi için, hem de siyasetçi olarak Radev’in “İşte, bu kaynakların aktarılması, ülkedeki iş sekötü tarafından kullanılması ve gerekli yatırımların yapılması için Parlamento gerekli reformları onayladı” diyebilmesi için önemlidir”.

Kurulacak olan hükümetin Avrupa ve dünyada alması gereken önemli dış politika konumları nedir?

" Bu konuda iç siyaset meselesi olmakla birlikte Bulgaristan’ın Avrupa’daki konumu ile doğrudan alakalı olan bir mevzudan başlamak gerekir, o da kuruluşlarımızın sağaltımıdır. Bu, yasanın üstünlüğü ve yolsuzlukla mücadeleye bağlı bir konudur. Eğer ortak ve müteffiklerimiz kuruluşlarımızın sağlam olduğundan ve dış etki ile hibrid saldırılara karşı güvende olduğundan emin olmazlarsa, dış politikada söz sahibi olmayı isteyemeyiz”, diyen Mariya Simeonova, sözlerini şöyle sürdürdü: “Özellikle Karadeniz bölgesi konusunda daha aktif olmamız, Bulgaristan’ın yararına olacak. Bu bölgede nispeten yeni aktör olan Avrupa Birliği, Bulgaristan ve Romanya’dan inisyatifler sunmalarını bekliyor. Ayrıca AB’nin genişlemesi hususunda da daha aktif olabiliriz”.

Haber: Violeta Ashikova

Çeviri: Tanya Blagova