17 Mayıs Dünya Hipertansiyon Günü

Kronik stres hipertansiyona davetiye çıkarır

Dr. Miletieva: Strese karşı en önemli etkenlerden biri fiziksel aktivitedir

Pazar, 17 Mayıs 2026, 05:00

Kronik stres hipertansiyona davetiye çıkarır

FOTOĞRAF magnific.com

Yazı Boyutu

Sofiamed Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde çalışan kardiolog dr. Milena Miletieva, BNR’ye konuşurken kronik stres ile yüksek tansiyon arasındaki sebep sonuç ilişkisini anlattı.

Vücut strese karşı nasıl tepki verir?

Stres sırasında vücudun tepki vermeye hazırlandığı, kalp atışlarının hızlandığını, damarların isedaraldığını söyleyen kardiyoloji uzmanı, bu durumun tansiyonun yükselmesine yol açtığını ve kısa vadede normal olan bu tepkiningerginliğin uzun zaman devam etmesi halinde soruna dönüştüğünü ifade etti.

Stres hormonları olan adrenalin ve kortizol artar. Bu hormonlar normal koşullarda vücudu tepki vermeye ve direnç göstermeye hazırlar. Adrenalin, kalbin daha hızlı atmasına ve daha çok kan pompalamasına neden olur.Bu durum hemen kalbin atım hacmini artırır ve bunun sonucunda da kan basıncı yükselir. Aynı zamanda damarlar üzerinde de etkiler oluşur. Damarlar, daha fazla kanın hayati organlara yönlendirilmesi için daralır. Sempatik sinir sistemi noradrenalin salgılar ve bu madde böbreklerdeki özel hücrelerde bulunan reseptörleri doğrudan uyarır. Böbreklerin strese karşı yanıt olarak salgıladığı maddeler de kan basıncının yükselmesine yol açar. Bu aslında patolojik arterial hipertansyon mekanizmasının bir bölümüdür.”

Dr. Milena Miletieva

FOTOĞRAF Sofiamed Eğitim ve Araştırma Hastanesi

Kötü alışkanlıklar strese karşı etkili değil

 

Birçok insan stresi fazla yemek yemek, sigara ve alkol içmek gibi kötü alışkanlıklarla azaltmaya çalışır. Dr. Miletieva bu alışkanlıkların damar sağlığı ve hiper tansiyona olan etkisini anlatırken şöyle konuştu:

Bunların stresin kontrol altına alınmasına yardımcı olduğunu düşünen insanlar yanılıyorlar. Aksine, büyük miktarda sigara içmek stresi daha da artırır. Alkol kullanıldığında ise ilk başta damarlar kısa süreliğine genişler, daha sonra ise kan basıncı yine artar. Dolayısıyla bu kötü alışkanlıkların strese karşı kesinlikle etkili olmadığını, tam tersine hastanın sağlığını daha da kötü hale getirdiğini söylemek gerekir.””

Kalıtım ve hayat tarzı

Hipertansiyon açısından genetik yatkınlığın etkisi nedir sorusunu yanıtlayan kardiyoloji uzmanı şöyle konuştu:


Kalp damar hastalıkları açısından aile öyküsü biz uzmanlar için çok önemlidir. Bununla birlikte etkisinin ortaya çıkmasını zamanda ertelemek, çok daha geç yaşta ve çok daha hafif şekilde tezahür etmesini sağlamak mümkün. Sağlıksız hayat tarzı süren, sürekli stres yaşayan kişilerde kalıtım etkeni, çok daha genç yaşta kendini göstererek kalp damar hastalıkları komplikasyonlarına yol açar” diyen dr. Miletieva, kalıtımsal hastalıkların ortaya çıkması ve daha ağır seyretmesine yol açan şeyin çevre faktörleri ve stres olduğuna dikkat çekti.

 

Yüksek tansiyonun tedavi edilmemesinin davetiye çıkardığı riskler

Hastaların ilk başta yüksek tansiyonu küçümsedikleri, kan basıncı yükselince kendilerini güçlü ve aktif hissettiklerini söyleyen kardiyoloji uzmanı, bunun bir yanılgı olduğuna dair uyardı:


Bu hastayı yanıltan bir etkidir. Arterial tansiyonun yüksek, damarların ise daralmış olması, zamanla bütün vücuttaki damarlarda geri dönülemez bozukluklar yaratır. Bu sırf kalp damarları açısından değil, tüm damar hastalıkları açısından risk oluşturur. Bu durum arterosklerotik plaklar açısından olduğu gibi, beyin damarlarında meydana gelebilecek hasar ve felç riski açısından, ayrıca demans ve kronik böbrek hastalıkları açısından da önemlidir”.

Kendimizi nasıl koruyalım?

Yüksek tansiyon tedavisinin ilaç almakla bitmediğine, yaşam tarzının kilit rol taşıdığına dikkat çeken dr. Miletieva, şöyle konuştu:

Farklı düzeylerde etkili olan ilaçların alımı zorunludur. Fakat hastaların strese etkili bir şekilde karşı koymaları için sağlığına önem vermeleri şarttır. Stresi azaltan en önemli etkenlerden biri fiziksel aktivite olmakta. Aşırı yoğun fiziksel aktivite söz konusu değil. Söz konusu olan, yaşam tarzıdır, her gün hareket etmek, yürüyüş yapmak ve yüzmek gibi çok yorucu olmamakla birlikte sürekli yapılan aktiviteler son derece faydalıdır. Diyet de yüksek miktarda karbonhidrat içermemelidir. Paketlenmiş gıdalardan uzak durmak, az miktarda tuz içeren gıdalar tüketmekte fayda var. Ayrıca insanlarla çevrili olmamız önemli. Sosyal ilişkiler çok önemli. Hoş ortamda birileri ile sohbet etmek, gülmek ya da hoş bir film izlemek bile stres ve risk faktörlerini azaltabilir”.

Denge kilit önem taşır

Sonuç itibari ile stresle mücadelede beden ve ruh sağlığını bir arada düşünerek günlük alışkanlıklar edinmek, yani komple yaklaşım uygulamak gerekir. Dr. Milena Miletieva’nın öne sürdüğü gibi kalp sağlığı üzerinde en büyük etkiyi küçük değişiklikler sağlayabilir.

Kaynak: BNR

Söyleşi: Maya Dancheva

Çeviri: Tanya Blagova

 

Haber üzerinde çalışanlar: Ergül Bayraktar