TURİZM

Haber

Eski Plovdiv’in mimari müze sit alanı ilan edilmesi üzerinden 70 yıl tamamlanıyor

Kuyumcuoğlu Evi ihtişamı ile göz kamaştırıyor

Plovdiv Etnografya Müzesi’nin bulunduğu bina Bulgaristan'da barok mimarinin zirvesi olarak tanımlanıyor

Cuma, 22 Mayıs 2026, 09:35

Kuyumcuoğlu Evi ihtişamı ile göz kamaştırıyor

FOTOĞRAF ethnograph.info

Yazı Boyutu

Kuyumcuoğlu Evi, ülkemizdeki “Bulgaristan Milli Uyanış Devri” evlerinin en büyüğüdür.Plovdiv’in eski kent bölümünde Nebet Tepe yakınında bir Ortaçağ kalıntısı olan “Hisar Kapia” kapısının yanında bulunmaktadır. Kuyumcuoğlu ailesi ise 18. yüzyılda Türkiye'de bulunan Кırklareli’nden o dönemde Filibe olarak adlandırılan Plovdiv’e göç etmiştir. 1740’larda Osmanlı devletinin en güzel şehirlerinden biri ve bir cazibe merkezi olan Filibe’ye gelen Konstantin ve oğulları sarraf oldukları için, aile de koyumculuk mesleği ile anılıyordu.

Ancak bu aileden gelen Argir Kuyumcuoğlu, aile geleneği olan kuyumculuk mesleğini devam ettirmedi. Aba ticaretiyle servet kazanarak Plovdiv’deki aba esnafının önde gelen üyesi oldu. Osmanlı Devleti ile ordunun giyimi için bir sözleşme imzaladı, Doğu'ya seyahat etti, İstanbul ve doğu pazarlarıyla ticaret yaptı. Viyana'da bulunan bir ticaret şirketinin ortağı da olan Argir Kuyumcuğlu büyük bir servete kavuştu. 1847 yılında Güney Bulgaristan'ın en büyük ustalarından biri olan Hacı Georgi Stançovski’ye muazzam bir bina yaptırdı. Günümüzde de Kuyumuoğlu Evi olarak anılmaya devam eden ve 570 metrekarelik bir alan üzerine kurulan bu 4 katlı binanın toplam alanı 2 bin metrekarenin üzerindedir. İlk iki kat bodrum kat, üst katlar ise konut olarak kullanılırdı.

Geçmişteki birçok zengin tüccar gibi, Argir Kuyumcuoğlu da bodrum katlarını ticari faaliyetleri için kullandı.

FOTOĞRAF plovdivbg

12 büyük oda ve 130'dan fazla pencere bulunan üst katlardaki konut kısımlar ise boyalı duvarlar, geometrik profilli ahşap tavanlar, muhteşem ahşap oyma "güneşler" ve zarifçe kıvrılmış "alafranglar" ile süslenmiştir. İkinci katta bulunan ve avluya doğru uzanan misafir ağırlama salonu da dikkat çekicidir. Binanın devasa oval salonlarında ise tek bir sütunun yer almaması hayret ve hayranlık uyandırmaktadır.

Evin batı cephesi, büyük bir avlunun sonunda yer alır ve üçlü üçgen çatı şeklinde sonlanır. Eski Roma kale duvarına oturtulmuş olan kırık doğu cephesi de eşsiz olup kültür ve geleneklerdeki sürekliliği göstermektedir.

Geniş ve iyi düzenlenmiş avluda mermer bir çeşme ve bir kuyu bulunmaktadır.

Eski Plovdiv'de yer alan birçok evde olduğu gibi, Kuyumcuoğu evinde de şiddetli yağmurlarda suyun toplanabileceği ve evin üzerinde bulunduğu alanın drenajını sağlayan sarnıçlar yapılmıştır.

FOTOĞRAF plovdivbg

1885 yılında Argir Kuyumcuoğlu, ailesiyle birlikte yaşadığı bu evden Viyana'ya taşındı. Mirasçıları tarafından kiraya verilen bina bundan sonra birçok dönüşüm geçirdi.

19. yüzyılın sonlarında kız öğrenci yurdu, daha sonra şapka fabrikası, sirke fabrikası ve un deposu oldu. Pekçok amaçla kullanıldıktan sonra nihayet 1920'lerin sonunda Ruse'li bir Bulgar tütün tüccarı olan Antonio Kolaro tarafından satın alındı. Kolaro’nunyaptığı ticaret nedeniyle devletten aldığı büyük bir borcu ödeyemeyince iflas etmesi üzerine devlet, evi satışa çıkardı.


FOTOĞRAF ethnograph.info

1938'de Plovdiv'in Eski Şehrinin en güzel yerinde bulunan bu muhteşem binayı birçok kişi satın almak istese de o dönemde Plovdiv Belediye Başkanı olan Bojidar Zdravkov’un ileri görüşlülüğü sayesinde evin özel ellere geçmesi engellendi. Zdravkov, yapılan açık artırmaya katılan herkesi binanın Belediye tarafından satın alınması ve halk kültürü müzesi haline getirilmesi gerektiğine ikna etti. Akabinde, Plovdiv Belediyesi ve Milli Eğitim Bakanlığı, günümüzde Plovdiv Etnografya Müzesi olan bir müze evinin kurulması için protokol imzaladı.



FOTOĞRAF ethnograph.info

Böylece 1917'de kurulan ve 100 yılı aşkın bir geçmişe sahip olan Etnografya Müzesi kendine ait bir binaya kavuştu.

Kuyumcuoğu Evi'nin müzeye dönüştürülmesine karar verildikten sonra, büyük bir restorasyon yapıldı. Görünümünde herhangi bir değişiklik yapılmayan bina 1943'te kapılarını ziyaretçilere açtı. Böylece Bulgaristan’da korunmuş en dikkat çekici Milli Uyanış Devri evlerinden olan Kuyumcuğlu Evi, Plovdiv’de yaşayan zengin Bulgar ailelerin zevkini ve dönemin ruhunu yansıtmaya devam etti. Günümüzde Kuyumcuğlu Evi, Bulgaristan'ın en güzel ve popüler müzelerinden biridir. 40.000'den fazla taşınabilir kültürel eseri koruyan müze ulusal öneme sahip kültür anıtı olup avlusunda her yıl Uluslararası Oda Müziği Festivali düzenlenmektedir.