Cuma öğleden sonra

İslâm’da İlim, İrfan ve Hikmet

Cuma, 5 Haziran 2026, 14:00

Cuma öğleden sonra

FOTOĞRAF madinahmedia.com

Yazı Boyutu

İslâm Dini, ilmi irfanla birleştirerek hikmete dönüştürmeyi hedeflemektedir. Bu açıdan ilme, irfana ve hikmete büyük önem vermektedir. Çünkü bu kavramlar, insanı bir bütün olarak inşa ve imar edebilecek yapıya sahiptir. Her biri Allah’ın isimlerinin tecellisi olan bu değerler, insanın hem aklını hem kalbini hem de ruhunu beslemekte ve güçlendirmektedir. İlim, irfan ve hikmet insanın manevî ve ahlâkî gelişiminin temel unsurları ve göstergeleridir.

İlim, bilgiyi, öğrenmeyi, doğru bilgiye ulaşmayı ifade etmektedir. Kur’ân-ı Kerim’de ilim sahibi olmanın önemi vurgulanmış, insanlar öğrenmeye, araştırmaya ve düşünmeye teşvik edilmiştir. Kur’ân’ın ilk ayetleri de bu hususu vurgulamış, “Oku! Seni yaratan Rabbinin adıyla...” ayet-i kerimesiyle de ilmin yolunu göstermiştir.

İlmin amacı, insanın Rabbini tanımasıdır, yani marifetullah. İnsanın kendisini ve çvresini tanıması, Rabbini daha iyi tanımasını sağlamaktadır. İlim konusunda çaba sarf eden insanın kalbine Cenâb-ı Allah bir nur verir ve bu kendisine bildiklerini anlama, kavrama ve daha net görme fırsatı verir. İmam Gazalî’ye göre, bu irfan nurudur. Kalp aydınlanınca, ayna cilâlanınca görüntü berraklaşır. İrfan sahibi kimseler sadece bilen değil, bildiğini özümsemiş oldukları için yaşayan insanlardır.

İlim ve irfanın bir araya gelmesi sonucunda hikmet doğmaktadır. Akıl ve kalbin aynı frekansta olması sonucu doğan hikmet, doğru düşünme, doğru karar verme ve her şeyi yerli yerinde kullanabilme kabiliyetidir. Hikmet sahibi kişi, bilgiyi insanlığın faydası için kullanır ve adaletli davranır.

İslâm’da ilim aklı aydınlatır, irfan kalbi olgunlaştırır, hikmet ise insanı doğru yola yönlendirir. Bu üç değer bir araya geldiğinde insan hem dünyada hem de ahirette huzura ulaşır.

Haber üzerinde çalışanlar: Ergül Bayraktar