TURİZM

Haber

Doğu Rodoplar’da gizemini koruyan “Ak kaya” kutsal tapınak kaya kompleksi

Pazar, 21 Haziran 2026, 06:00

Doğu Rodoplar’da gizemini koruyan “Ak kaya” kutsal tapınak kaya kompleksi

FOTOĞRAF krumovgrad-bg.com

Yazı Boyutu

Balkan Yarımadası'ndaki tarih öncesi kültürün en etkileyici ve aynı zamanda gizemli anıtlarından biri olan “Ak kaya” kutsal tapınak kaya kompleksinin Doğu Rodoplar’da bulunması tesadüf değildir. Zira Trakların en tipik anıtları arasında yer alan ve M.Ö. 2. ve M.Ö.1. binyıllara ait kaya tapınakların sayıca en fazla olduğu yer Rodop Dağları'dır. Örneğin günüzmüzde Batı Rodop Dağları'nda Babyak, Doğu Rodop Dağları'nda Perperikon, Tatul, Harman kaya, "Sağır taşlar" (Gluhite kamıni), Ak kaya önemli kutsal tapınak mekanları ve kaya kompleksleri olarak bilinmektedir.

Kovil köyü yakınlarında bulunan ve Türkçe adıyla anılmaya devam eden “Ak kaya” kutsal tapınak kaya kompleksi aktif turistik rotaların dışında kalmış ve yeterince bilinmemektedir. Ancak devasa boyutu ve yüksek bilimsel değeri dolayısıyla dikkat çekicidir.

FOTOĞRAF krumovgrad-bg.com

Tarih öncesine ait “Ak kaya” kompleksi, Krumovitsa ve Düşün Dere nehirlerinin kolları arasında, Kovil, Djanka ve Baratsi köyleri arasında yer almakta olup Krumovgrad’a yaklaşık 6 km uzaklıktadır.

“Ak kaya” kompleksinin alanı Perperikon, Belintaş ve Harman kaya gibi daha popüler megalitik merkezlerin alanını birkaç kat aşmaktadır.

Üstelik açık renkli volkanik tüflerden oluşan kayalık bir sırtın tepesinde kilometrelerce uzanan “Ak kaya” kompleksi sadece kutsal bir kaya tapınağı değildi, astronomik gözlemevi, surlarla çevrili yerleşim yeri, tarih öncesi maden ocağı, kaya mezarlığı, şarap imalathanesi işlevlerini de barındırmıştır.

FOTOĞRAF krumovgrad-bg.com

Yapıların etkileyici büyüklüğü ve karmaşık planlaması, yüksek mühendislik, metalurji ve astronomi bilgisine sahip bir uygarlığın varlığını düşündürmektedir ki, bu uygarlığın antik çağdaki etkisi Doğu Rodoplar’ın sınırlarını aştığı tahmin edilmektedir.

FOTOĞRAF krumovgrad-bg.com

“Ak kaya” kompleksinde sunaklar ve su kanalları da dahil olmak üzere oyulmuş birçok kült yapısı dikkat çekmektedir. Araştırmacılar arasında oyma yapıların kökeni hakkında ciddi bir tartışma olsa da geleneksel arkeoloji bilimi, anıtların çoğunu Trak kültürüyle ilişkilendiriyor. Yine de bazı bilim adamları Rodop Dağları'ndaki ana kaya tapınaklarının M.Ö. 7000 gibi erken bir dönemde işlev gördüğü ve birleşik sistemlerinin Kalkolitik dönemin ikinci yarısında (yaklaşık M.Ö. 5000) oldukça gelişmiş bir tarih öncesi uygarlık tarafından geliştirildiği tezini savunuyorlar. Arkeolojik kazılar sırasında bulunan mücevherler, bronz fibulalar, kil hayvan figürleri, insan biçimli putlar ve bol miktarda seramik kalıntıları, “Ak kaya” kompleksinin yüzyıllar boyunca farklı kültürel topluluklar tarafından kullanıldığını göstermektedir.

FOTOĞRAF krumovgrad-bg.com

Astronomik Gözlemevi ve Güneş Tapınağı

“Ak kaya” kompleksinin merkezinde, yaklaşık 15 metre yüksekliğinde, işlenmiş, basamaklı bir piramit veya pagodaya benzeyen doğal bir kaya yapısı yükselmektedir. Bulgaristan Bilimler Akademisi tarafından yürütülen arkeoastronomik çalışmalar, yapının gök cisimlerinin hassas gözlemleri için kullanıldığını doğrulamaktadır. Bu anıtın  M. Ö. 2600 ila M.Ö. 2500 yılları arasında inşa edildiği ve  değişime uğrayarak M.S. 2. ve 3.  yüzyıllara kadar kullanıldığı kaydedilmektedir.

Piramidin dibinde, güneye bakan kemerli girişleri olan iki küçük mağara bulunmaktadır. Ön cepheden bakıldığında, aralarındaki kaya bariyerinin elips şeklinde bir açıklıkla delindiği bu mağaralar, devasa bir tarih öncesi yüzün gözlerine benzemektedirler.

FOTOĞRAF krumovgrad-bg.com

Piramidin iç kısımlarında, doğal bir dikey çatlağa oyulmuş "Rahim" tipi bir mağara bulunmaktadır. Giriş ve iç oda, rahime benzeyecek şekilde oyulmuş olup, dibinde bir kaya sunağıyla son bulmaktadır. Bu yapı, Güneş Tanrısı ile Büyük Ana Tanrıça arasındaki Kutsal Evlilik (hiyerogami) kültüyle ilişkilidir.

Kovil köyünün son evlerinin yanında yer alan ve "Üç Ayak" olarak  adlandırılan megalit de ilgi çekici bir yapıdır. Üst yüzeyine yaklaşık 2,5 m çapında ve 0,20 m derinliğinde bir sunak oyulmuştur. Megalitin bir ucu, eski bir ölümsüzlük sembolü olan stilize yılan başı şeklindedir.

FOTOĞRAF krumovgrad-bg.com

FOTOĞRAF krumovgrad-bg.com

Platonun güneydoğu kesiminde ise üst gövdesi ve başı orman bitki örtüsünün altında kaybolmuş üç boyutlu bir kadın figürü belirmektedir. Kayalık platonun altında, yarı kemerli bir niş içinde, sütunlardan birindeki elips şeklindeki açıklık, belirgin kaş ve dudaklarıyla dikkat çeken devasa bir erkek profilinin gözünü oluşturmaktadır. Hemen arkasında, bir uçurum kenarında, Mısır Sfenksine benzeyen başka bir başın hatları görülebilir.

FOTOĞRAF krumovgrad-bg.com

Platonun batı kesiminde yer alan bir Gözlem Tahtının oturma yerine oyulmuş elips şeklinde bir havuzu var ve bu yapı gün batımını izlemek için batıya doğru panoramik bir manzara sunmaktadır.

Platonun güneybatı kenarında ise, yarım küre şeklinde bir başa ve sağ omuzunda küçük elips şeklinde bir havuza sahip tarih öncesi put figürü yer almaktadır.

FOTOĞRAF krumovgrad-bg.com

“Ak kaya” kutsal alanını çevreleyen doğu kaya sırtının etrafında dikkat çekici bir kaya nekropolü de vardır. Ancak keşfedilen dokuz mezardan sadece üçü mükemmel şekilde korunmuş, ikisi tamamlanmamış ve geri kalanı neredeyse tamamen yok olmuştur. Cenazeler, naaşların mezarların dışında yakılmasıyla gerçekleştiriliyordu. Ardından kalıntılar mücevherler, bronz fibulalar ve kil hayvan figürleriyle birlikte küplere yerleştirilip gömülüyordu.

Kovil köyündeki “Ak kaya” kompleksi, dini uygulamaların ötesinde, yoğun üretim ve ekonomik faaliyetin izlerini de korumaktadır. Zira bazı bilim adamları, çıplak kaya platolarındaki yamuk şeklindeki nişlerin ve oyukların altın madenciliği için işaretler ve tesisler olarak hizmet ettiği tezini öne sürmektedir.

Bununla birlikte, kompleksin topraklarında ve komşu Djanka köyünde (Kılvaç mahallesi), mükemmel şekilde korunmuş kaya şarap imalathaneleri (şarapani) belgelenmiştir. Bu yapılar, şarap yapımı gibi ekonomik faaliyetlerin eski toplumların günlük yaşamı ve dini ritüelleriyle ne kadar içiçe olduğunu göstermektedir.

Şüphesiz “Ak kaya” kutsal tapınak kaya kompleksini bir dini ve tarihi merkez olarak öneminin gün ışığına çıkarılması, Balkanlar’ın ilk sakinlerinin uygarlık taşıyıcılığını daha derinlemesine anlamamızı sağlayacaktır.