Cuma öğleden sonra

Kanaat Bitmez Tükenmez Bir Hazinedir

Cuma, 17 Temmuz 2026, 14:00

Çobanoğlu Camii (Eski Selvi Camii)

Çobanoğlu Camii (Eski Selvi Camii)

FOTOĞRAF Şevkiye Çakır

Yazı Boyutu

Kanaat, Allah Teâlâ'nın takdir ettiği rızka razı olmak, rızkı bol veren anlamına gelen er-Rezzâk olan Allah’ın taksimini kabul etmek, elindekinin kıymetini bilmek ve hırsın esiri olmamaktır. Bu yüzden İslâm âlimleri, bazı hadis kaynaklarında rivayet edilen “Kanaat bitmez tükenmez bir hazinedir.hikmetli sözüyle kanaatin insana hazinelerin kapısını açan bir erdem ve davranış olduğunu, insanın gerçek zenginliğinin mal çokluğunda değil, gönül zenginliğinde ve kalp huzurunda olduğunu ifade etmişlerdir.

Yaradan Mevlâ, Kur’ân-ı Kerimde Yeryüzünde yürüyen hiçbir canlı yoktur ki rızkı Allaha ait olmasın. (Hûd, 11/6) buyurarak rızkın gerçek sahibinin kendisi olduğunu bildirmiştir. Yine, Şükrederseniz elbette size nimetimi arttırırım. (İbrâhim, 14/7) ayeti de kanaatin şükürle olan güçlü bağını ortaya koymaktadır. Cenâb-ı Allah, Kur’ân-ı Kerim’de insanlara “güzel hayat” vaad etmiş, bu güzel hayatın da kanaat anlamına geldiğini müfessirler belirtmişlerdir. Yani güzel hayat eşittir kanaat. Bu itibarla kanaatin olmadığı kişide, evde, toplumda hayatın güzelliğinden söz etmek mümkün olmaz, çünkü insan Peygamber Efendimizin ifadesiyle “tûl-i emel” (sonsuz arzu ve hayal) sahibidir, bunlara ulaşması mümkün olmadığı için elindeki ile yetinmesi aradığı huzur ve güzelliği kendisine sağlayacaktır, çünkü gönlü zengin ve hoş olacakatır.

Böyle olmakla beraber kanaat, tembellik değil; helâl yoldan çalıştıktan sonra Allahın takdirine gönül huzuruyla razı olabilmektir.İnsana ancak çabasının karşılığı vardır sözü de Kur’ânî bir hakikattir. O yüzden Müslüman denge insanı olarak hareket edip usulü dairesinde çabayı göstermeli ve sonucu Allah’a bırakarak O’nun takdir ve taksimiyle de razı olmalıdır ve her hâlde şükretmelidir.

Bu günümüz insanı ve Müslümanı açısından daha büyük önem arz etmektedir. Zira günümüzde tüketim kültürü, reklamlar ve sosyal medyanın oluşturduğu sürekli kıyas ortamı, insanları sahip olduklarıyla yetinmemeye ve daima daha fazlasını istemeye yöneltmektedir. Bu durum huzursuzluk, tatminsizlik ve manevi boşluk gibi birçok olumsuzluğu beraberinde getirmektedir. Oysa İslâm, çalışmayı ve üretmeyi teşvik ederken, dünya nimetlerini hayatın tek gayesi hâline getirmeyi doğru bulmaz. Kanaat sahibi bir mümin, elinden gelen gayreti gösterir; ancak mutluluğunu malın ve makamın çokluğuna bağlamaz.

Bu bakımdan kanaat, insanı hırstan, kıskançlıktan ve israftan koruyan; şükür, tevekkül ve huzur duygusunu güçlendiren büyük bir manevî hazinedir. Modern dünyanın bitmek bilmeyen tüketim anlayışı karşısında kanaat, Müslümanın hem dünya hem de ahiret saadetine katkı sağlayan en önemli ahlâkî değerlerden biridir.

 

Haber üzerinde çalışanlar: Şevkiye Çakır