Yazar
Emine Bayraktarova
Cumartesi 8 Ağustos 2026 10:04
Cumartesi, 8 Ağustos 2026, 10:04
FOTOĞRAF grandmufti.bg
Yazı Boyutu
Bulunduğumuz yaz mavsiminde ülkemizin birçok yerleşim yerinde geleneksel olarak yağmur duası mersimleri yapılmaktadır. Açık alanlarda, köy meydanlarında veya yatır/tekke gibi tarihi mekanlarda gerçekleştirilen bu etkinlikler kapsamında, kurbanlar kesiliyor, Kur’an-i Kerim ve mevlitler okunuyor. Sadece yağmur yağdırmak için değil, sağlık, afiyet ve bereket için yapılan dualar eşliğinde gerçekleştirilen bu merasimlere katılan binlerce kişi sayesinde toplumsal dayanışma güçleniyor ve köklü bir geleneğin gelecek kuşaklara aktarılması sağlanıyor.
FOTOĞRAF magnific.com
Kökeni çok eskilere dayanan yağmur duası merasimlerinin, Eski Yunan, Roma, eski Ön Asya kavimleri, Hindistan, Japonya ve Çin’de ve birçok ilkel toplulukta yapıldığı bilinmektedir. Bu merasimlerde yağış vb. hava değişimlerine hükmeden yahut bereketi sağlayan tanrılara dualar eşliğinde ibadet ediliyordu. Günümüzde Anadolu’da bahar ayında dualar eşliğinde gerçekleştirilen yağmur yağdırma törenlerinin Hititler dönemine ait eski bir geleneğin izlerini taşıdıkları kaydedilmektedir. Yağmur yağdırma törenlerinde İslamiyet öncesi eski Türk inanışlarına ait çeşitli izlere rastlanmakla beraber İslam dünyasında Hz. Muhammed’in başlattığı ve Müslümanların bir sünnet olarak uyguladıkları yağmur duası toplu eda edilmektedir.
Osmanlı Devleti sınırları içinde yağmur duası törenleri III. Murad döneminde benzeri görülmeyen iç karışıklıkların, veba salgının ve su kıtlığının baş göstermesi üzerine başladı. İlk defa 11 Eylül 1592 günü İstanbul ahalisi bu musibetlerden kurtulmak ve yağmur yağması için toplu dua etmek üzere Okmeydanı isimli ovaya götürüldü. Vezirler, ulema, şeyhler ve her rütbeden askerî erkânın katıldığı merasimde Padişah çok sayıda kurbanın kesilip fakirlere dağıtılmasını emretti, mahkûmlara af getirdi.
FOTOĞRAF Vladimir Borişev
Çeşitli musibetlere karşı yapılan ve geçmişten günümüze süregelen bu köklü merasim Bulgaristan topraklarında da yüzyıllardan beri gerek Müslümanlar gerekse Hristiyanlar tarafından düzenleniyor ve her yıl özellikle yaz aylarında binlerce kişi, barış, sağlık ve bereket için ortak duada buluşuyor.
Açık alanlarda, köy meydanlarında veya yatır/tekke gibi tarihi mekanlarda gerçekleştirilen yağmur duası merasimlerinin icrasında mekân seçimi önemli bir unsur olarak yer almakla beraber, yıllar içinde farklı uygulamaların olduğunu da görmek mümkün.
Dolno Prahovo köyündeki yağmur duası merasimi
FOTOĞRAF Ardino Belediyesi
Örneğin Kırcali bölgesindeki Ardino ilçesine bağlı Dolno Prahovo köyündeki yağmur duası merasimi köy camisinin içinde yapılmıştır. Kur'an-ı Kerim tilâveti icra edildiği program akabinde misafirler köy medresesinin bânisi merhum Mustafa Yusuf Efendi'nin kabrini ziyaret ederek dua ve niyazda bulunmuşlardır.
Ardino’nun Rusalsko köyüne yakın ve 1100 metre yükseklikte bulunan “Yayla” adlı mevkide yağmur duası ve mevlit yapma geleneğinin ise 500 yıllık tarihi var. Rivayetlere göre 16. asırda İslam dinin bölgeye yayılmasında büyük rol oynayan ancak ismi bilinmeyen mübarek bir zat buraya defnedilmiştir.
FOTOĞRAF grandmufti.bg
Veliko Tırnovo bölgesindeki Zlataritsa belediyesine bağlı Sredno selo köyünde yapılan yağmur duası merasimi ise "Karabaş" adlı mevkiinde düzenlenmiştir. Müslüman ve gayr-i müslimin bir arada bulunduğu bu merasimde asırlık geleneğini yaşatmak için binlerce kişi bir araya geliyor.
Mineralni Bani Belediyesi’ne bağlı Angel Voyvoda köyünün “Çeşmeler” mevkiinde de sağlık, bereket ve yağmur duası yapılıyor. Etkinlik, köy halkının yanı sıra çevre yerleşimlerden gelen misafirlerle Türkiye ve Batı Avrupa’dan gelen göçmenleri bir araya getiriyor.
Komuniga köyüne yakın “Asar Tepesi”’nin yamaçlarında düzenlenen geleneksel yağmur ve bereket duası
FOTOĞRAF Facebook/ Sunay Akif
Çernooçene ilçesinin en büyük köyü olan Komuniga köyüne yakın “Asar Tepesi”’nin yamaçlarında düzenlenen geleneksel yağmur ve bereket duası merasimine onlarca insan akin ediyor. Tepenin üzerinde bölgenin tarihinde önemli rol oynamış bir zata ait olduğu düşünülen bir mezar bulunuyor. Mevlit programından sonra katılımcılara kurban yemeği ikram ediliyor. Daha sonra sembolik olarak hayır yarışına dönüşen açık artırma satışlarından elde edilen gelirlerle bir sonraki yıl yapılacak mevlidin masraflarının karşılanması sağlanıyor.
Paniçkovo'da ikram hazırlıkları
FOTOĞRAF Facebook/ İsmet İsmail
Çernooçene’ye bağlı Paniçkovo’da ise gençlerin desteği, yerel halkın yardımı ve hayırseverlerin katkılarıyla her detayın titizlikle gözden geçririldiği yağmur duası merasimi dikkat çekmektedir. Merasim sadece komşu köylerden değil, ülkenin dört bir yanından ve hatta Türkiye’den gelen soydaşlar tarafından büyük ilgi görüyor. Duanın ardından, birlik ve beraberliğin sembolü olarak geleneksel pilav ikram edilerek paylaşımın, geçmişin ve kültürel mirasın korunması amaçlanıyor.
Plovdiv bölgesinde de her yıl yaz aylarında geleneksel olarak yapılan yağmur ve bereket duarı düzenlenmektedir.
FOTOĞRAF Vladimir Yanev
FOTOĞRAF Vladimir Yanev
FOTOĞRAF Vladimir Yanev
Asenovgrad’a bağlı Dolni Voden semti yakınlarındaki "Çinara" bölgesinde, yağmur, sağlık ve refah için her yaz binlerce insan yağmur duası için bir araya geliyor. Merasim için kesilen kurban etlerinin 20 erkek tarafından onlarca kazan içinde gece boyunca pişirilmesi gelenek haline gelmiştir. Hazırlanan yemek dini ve etnik mensubiyeti fark etmeksizin merasime katılan herkese ikram ediliyor.
Yağmur duası merasimlerinin icrasında mekân seçiminin önemli bir unsur olarak yer aldığı yukarıda ifade edilmişti. Bulgaristan’daki Türkler yağmur duası merasimi için yatır/tekke bulunan ağaçlık arazileri sıkça seçtikleri bir uygulamadır. Bazı kaynaklar bunu Göktürk döneminden kalan eski bir inanışla ilgişkilendirmektedir. Bu inanışa göre ölen büyüklerinin ruhları güç kaynağı idi ve doğa döngüsünü etkileyebiliyorlardı. Bu nedenle yağmur yağdırma, bolluk ve bereket gibi doğa olayları için ataların yardımına başvuruluyordu. Bazı kaynaklarda ise yatır/tekkesi olan zatlar, İslam dinin yayılmasında büyük rol oynayan ve keramet gösteren Allah dostu mübarek insanlardır.
Dıjdovnik köyünde Yağmur Baba türbesi
FOTOĞRAF ahrida.org
Bulgaristan’da bunun pekçok örneği var. Ancak aynı adı taşıyan iki türbe dikkat çekicidir. Bunlar Krumovgrad iline bağlı Dıjdovnik köyünde ve Plovdiv iline bağlı Kriçim kasabasında bulunan Yağmur Baba türbeleridir.
Dıjdovnik köyündeki Yağmur Baba’yla ilgili bilgiler kısıtlı olmakla beraber, eskiden adıyla anılan köyün manevi koruyucusu sayıldığı, “yağmur yağdırmak” kabiliyetine sahip olduğu için itibar gördüğü bilinmektedir. Yağmur Baba’nın II. Bayezid döneminde yaşadığı, köyü ve zaviyesinin Dimetoka kazası sınırları dahilinde olduğu kaynaklarda kaydedilmektedir.
Plovdiv iline bağlı Kriçim kasabasında bulunan Yağmur Baba türbesi ise kuraklık dönemlerinde bereket ve yağmur dilemek amacıyla düzenlenen törenlerin ve adak yerlerinin manevi odak noktasıdır.
Türbesi Kriçim’in batısında Peştera’ya giden yolun sol tarafında “Gola Bayır” adlı mevkiide bulunan Yağmur Baba’nın kim olduğu hakkında fazla bilgi sahibi değiliz. Hayatı efsanelere bürünmüş olan Yağmur Baba’nın çobanlık yaptığı bölgedeki Müslümanlar tarafından çok sevildiği ve itibar gördüğü anlatılır. Rivayetlere göre vefatından sonra kabrini ziyaret etmeye devam eden sevenleri mezarın yanı başında küçük bir meşe fidanının yeşermiş olduğunu ve toprağının ıslak olduğunu fark etmişlerdi. Toprağın ve meşe fidanın dibinin kuru, yapraklarının ise pörsümüş olduğu zamanda kabrin üzerinde beliren buluttan kısa sürede sağnak sağanak yağmur yağması ve ardından havanın hemen açması halk tarafından doğa üstü bir olay olarak değerlendirilmiş. Halk bunun “bir evliya işi olduğuna” karar vermiş ve kabrini ziyaret edenler çoğalmıştır. Dua okumalar, adak adamalar ve dilekte bulunmalar başlamıştır. Daha sonra Ustina, Peştera gibi yakın çevre köy ve kasabalarda yaşayan Türk ve Müslüman halk buraya en az yılda bir kez gelip topluca yağmur duası yapmak için akın etmiştir. Günümüzde de kurbanlar kesilir, kazanlar kurulur, pilavlar pişer, un helvası Allah rızası için merasime katılan bütün misafirlere ikram edilir. Kurak yaz mevsimlerinde yapılan bu merasimden sonra çok geçmeden bölgeye yağmur yağmaya başlaması halkın inancını sürekli canlı tutumuştur.
FOTOĞRAF Tırgovişte Bölge Müftülüğü
Yağmur duası geleneğin yaşatılmasıyla Bulgaristan’daki Türk ve Müslüman ahalinin kültür, saygı, birlik beraberlik ve iyi komşuluk gibi temel insani değerlerinin korunmaya çalışılması dikkat çekicidir. Zira, insanları manevi yönden etkileyerek halk arasındaki dayanışmayı arttıran bu merasimler daha güçlü ve birlik beraberlik duygusunu özümsemiş bir topluluğun inşa edilmesini mümkün kılmaktadır.
Haber üzerinde çalışanlar: Ergül Bayraktar