Haber
Giderek daha fazla vatandaş ve yabancı kırsal bölgelere yerleşiyor
FOTOĞRAF Община Стара Загора
Yazı Boyutu
Ulusal Etnografya Müzesi’nde açılan “Kırsal bölgelere taşınmak” adlı sergide sanat araclığıyla karamsar gerçekler bir parça umut ile buluşuyor. Bulgaristan’ın demografik haritasında nüfusu azalmış yaklaşık 200 köy yer alsa da, doğa özlemi ile şehir stresinden, gürültüsünden ve kirliliğinden uzaklaşmak isteyen giderek daha fazla vatandaş sakin ve temiz bir yaşama yöneldi. Yurtdışından gelen vatandaşlarımız ve yabancılar dağlarda veya deniz kıyısında yeni sığınaklar buldu, dijital göçebeler ise hafif bir esintinin, kuş seslerinin ve bir eşek selamının çevredeki huzuru ve doğallığı tamamladığı kırsal bölgeleri tercih etti.
Ulusal Etnografya Müzesi’nde açılan “Kırsal bölgelere taşınmak” sergisi
FOTOĞRAF BGNES
Bulgaristan Bilimler Akademisi(BAN)Etnoloji ve Halkbilimi Enstitüsü’nden yedi bilim insanı, “Sofya’lı komşu, Almanya’lı komşu, kentleşme karşıtlığı, sosyo-kültürel etkileşim ve yerel dönüşümler” projesi kapsamında, küçük yerleşim yerlerinin yeniden canlanma şansı olup olmadığını araştırmak üzere yola çıktı.
Araştırmacılar, şehir ve köyü birbirinin zıddı değil, antik çağdan günümüze kadar birbirine bağlı oldukları için simbiyotik bir bütünün iki hayati parçası olarak düşünmemiz gerektiğini öne sürdü.
Radyomuza konuşan Doçent Desislava Pileva şunları belirtti:
Doçent Desislava Pileva
FOTOĞRAF BGNES
“Çalışan vatandaşlar, çoğu zaman şehre yakın köylerde yaşamayı tercih ediyor. Bu yerleri seçmelerinin nedeni yakın mesafedir. Bu durum genellikle işleriyle ilgilidir, ancak birçoğu evden de çalışmaktadır”
Meslektaşı Yardımcı Doçent İvaylo Markov ise: “Günümüzde hayatın bize uzaktan çalışma imkanı sunması, şehirden taşınma süreçlerini hızlandırdı ve köyleri çekici ve güncel hale getirdi. Elbette, internetle ilgili altyapı çok önemli, çünkü telefon sinyalinin bile ulaşmadığı yerler var. Ancak genelleme yapmamalıyız, zira bazı insanlar köy hayatını denedikten sonra bir noktada şehre geri dönüp kurumsal dünyada çalışmaya başlayabilir. Etrafımızdaki her şey gibi bu durum da çok değişken” diye ifade etti.
Sitovo köyü
FOTOĞRAF BGNES
Köylerdeki ilk göç dalgaları Covid salgını sırasında başladı. Yurtdışında kalıcı olarak ikamet eden birçok vatandaşımız da memleketlerine dönmeye başladı. Şu anda sadece Bulgaristan vatandaşları değil, yabancılar da dahil, ülkemize gelenlerin sayısı göç edenlerin sayısını aştı.
Peki, bu insanların bir kısmını köylerde yeni bir hayat kurmaya iten nedir?
Desislava ve İvaylo’ya göre nedenler şöyle sıralanabilir:
FOTOĞRAF Marta Ross
“Mali durum, mesleki başarı veya bu insanların belirli bir yaşam tarzını güvence altına almak istemeleridir,” diye yanıtlıyor bilim insanları.
“Bu, denize daha yakın bir yer olabilir. Örneğin, gayrimenkullerin güneye kıyasla çok daha ucuz olduğu ve daha kalabalık bölgelerde bulunması oldukça zor olan kırsal bir ortamın mevcut olduğu Kuzeydoğu Bulgaristan gibi. Bir başka neden de daha sağlıklı iklimdir.”
Bılgari köyü
FOTOĞRAF BGNES
Birçok köyde şu anda eski aile mirasından kalan mülkler restore edilerek yeniden yaşanabilir hale getirilmektedir. Ancak bu evlere yerleşenlerin genellikle ikamet kayıtlarını değiştirmemeleri, ülkedeki kentleşmenin tersine dönme sürecine ilişkin istatistiksel bir hataya yol açmaktadır. Köyde yaşamın daha ucuz olduğu düşüncesinin göçü çeken bir etken olduğu iddiası da yanlıştır. Gerçek şu ki, bunu karşılayabilmek için maddi açıdan güvende olmanız gerekir. Ev, bahçe – her şeyin bakımı için para gerekir.Çocukların yakındaki bir kasabada okula gitmesi gerekiyorsa ise en az iki araba da gereklidir. Ayrıca köy, daha büyük bir yerleşim yerine yakınsa, mülklerin fiyatları her zaman daha pahalıdır.
FOTOĞRAF BGNES
Bulgar köylerine ilgi duyanların bir kısmı yurt dışından geliyor. Bunların çoğunluğu, İngiltere, Almanya ile Polonya ve Çek Cumhuriyeti gibi eski sosyalist ülkelerden gelen emeklilerdir.
İvaylo Markov sözlerine şöyle devam etti:
Kazanlık'a bağlı Srednogorovo köyü
FOTOĞRAF BGNES
“Yeni gelenler ile yerli halk arasında dil engeli olmadığında, uyum süreci daha kolay ve doğal hale gelir. Yerleşen yabancılar genellikle daha mobildirler. Yaşlı köylüleri yakın kasabalara götürür, onlara ilaç ve yiyecek alırlar.Yabancılar da kendi ülkelerindeyken yurttaşlarımız onların bahçelerine bakar. Ancak dil engeli söz konusu olduğunda, özellikle yerli halk arasında yeni gelenlere karşı güçlü önyargılar oluşur.”
Yabancı vatandaşların gelmesi, yerleşim yerleri üzerinde olumlu etkiler yaratır. Bu durum, yerel yönetimleri köylerdeki altyapıyı iyileştirmek için çalışmaya motive eder. Öte yandan, toplum merkezleri bir çekim merkezi haline gelir ve göçmenler sanatsal faaliyetlere katılırlar.
Desislava Pileva devamla şunları belirtti:
FOTOĞRAF BGNES
“Farklı hayırsever ve kültürel etkinlikler düzenlenir. Yerel halk ile yeni gelenler ve arasında kültürel ve sosyal alışverişi sağlayan aktif bir etkileşim var. Sürekli hareket, her şeyin merkezinde yer alıyor, zira hem Bulgarlar hem de yabancılar kendi kaynaklarını, bilgilerini ve bağlantılarını beraberlerinde getiriyorlar ve bunlar, özellikle köyün kalkınması ve iyileştirilmesine yönelik çeşitli girişimler söz konusu olduğunda çok büyük önem taşıyor.”
Eylül ayı sonuna kadar başkentte ziyaret edilebilecek “Kırsal bölgelere taşınmak” sergisi, proje kapsamında araştırmaların yürütüldüğü yerlerde de sergilenecek.
Yazı: Diana Tsankova (BNR Hristo Botev Programından Mariana Gancheva’nın röportajından)
Çeviri: Ergül Bayraktar
Haber üzerinde çalışanlar: Ergül Bayraktar