Haber
6 Eylül 1885 Bulgaristan’ın Birleşmesi’nin 141. yıl dönümü
Birleşme sonrası Bulgaristan için verilen diplomatik mücadele
Doç. Dr. Aleka Strezova: Bulgaristan'ın Kurtuluş sonrası elitinin oluşumunda İstanbul'daki Amerikan Robert Koleji mezunları büyük rol oynadı
Pazar 6 Eylül 2026 05:15
Pazar, 6 Eylül 2026, 05:15
“Berlin Kongresi”, ressam Anton von Werner
FOTOĞRAF bg.wikipedia.org
Yazı Boyutu
1877-78 Osmanlı- Rus Savaşı'nın başlamasından önce, 1878'de düzenlenen Berlin Kongresi'nde Büyük Avrupa Güçleri arasında varılan anlaşma onaylandı.
Büyük Güçler, 1877-78 Rus-Türk Savaş sonucundan bağımsız olarak, Balkanlar'daki çıkarlarını korumak amacıyla, birleşik bir Bulgar devletinin kurulmayacağını kabul ettiler.
Bulgarların yaşadığı topraklar bölündü: Kuzey Dobruca, Romanya'ya verilirken Sırbistan ise, Niş Sancağı'nı aldı. Tuna Nehri ile Balkan Dağları arasındaki topraklar, Sofya bölgesiyle birlikte, Osmanlı İmparatorluğu'nun vasalı olan Bulgaristan Prensliği'ni oluşturdu.
Güneyde, Trakya ve Rodop Dağları'nda, doğrudan Osmanlı Sultanı'na bağlı özerk Doğu Rumeli bölgesi kuruldu.
6 Eylül 1885 tarihinde Bulgaristan Prensliği'nin ve Doğu Rumeli’nin birleşmesini ilan ederek, bu dayatmayı kısmen reddeden ve böylece Büyük Güçlere oldubitti sunan Bulgarlar, davalarını savunmak için Büyük Güçler arasındaki çelişkilerden ve bu dönemde savaşma konusundaki isteksizliklerinden faydalanmaları gerekti.
Bulgarlar, hem Türkiye'nin askeri müdahalesini engellemeleri, hem de birleşmeye karşı çıkan Rusya'nın muhalefetini etkisiz hale getirmeleri gerekti.
FOTOĞRAF BGNES
Nov/Yeni Bulgaristan Üniversitesi öğretim görevlisi ve Bulgaristan Bilimler Akademisi BAN Tarih Araştırmaları Enstitüsü'nde araştırmacı olan Doç. Dr. Aleka Strezova, genç Bulgar diplomasisinin bu altın çağınaışık tutuyor.
Kendisi aynı zamanda “Birleşme. Bulgaristan için verilen diplomatik mücadele” başlıklı kitabın da yazarıdır.
Bulgaristan Radyosu'na verdiği röportajda, paradoksal olsa da genç Bulgar diplomasisinin, Bulgar devleti kurulmadan önce doğduğunu hatırlatan Doç. Stezova şunları belirtti:
Doç. Dr. Aleka Strezova
FOTOĞRAF BTA
“1876 Nisan Ayaklanması sırasında bile, Bulgaristan davasını yurt dışında temsil eden figürler ortaya çıktı. Bunlar, o dönem için mükemmel bir eğitim almış insanlardır. Bulgaristan'da Orta Çağ'dan kalma geleneksel bir aristokrasi olmadığını biliyoruz, modern Bulgaristan'ın yeni kurucularının en büyük sermayesi eğitimdir.
Bu bağlamda, tabi ki, Bulgaristan'ın Kurtuluş sonrası elitinin oluşumunda büyük rol oynayan İstanbul'daki Amerikan Robert Koleji mezunlarını gösterebiliriz.
Yeni nesil siyasetçiler, modern bir eğitime, dünyaya ve uluslararası ilişkilere çağdaş bir bakış açısına sahipler."
Araştırmacı, Kurtuluş'tan sonraki 7 yıl boyunca, Bulgar Prensi I. Aleksander'ın koordinasyonunda, Avrupa'daki Bulgar temsilcilerinin, iki özerk Bulgar devletinin birleşmesi konusunu her fırsatta ve her düzeyde gündeme getirdiğini belirtti:
"William Gladstone'un hükümeti Londra'ya yeniden iktidara gelir. Bulgarlar, “Bulgarların dostu” olarak bilinen William Gladstone ile bir şeyler yapmak için uygun bir an olduğuna karar verirler.
Robert Koleji'nde öğretim görevlisi olan Stefan Panaretov Londra’ya gider. Çeşitli nedenlerden dolayı görevi başarısızlıkla sonuçlanır, ancak yaşadığı İstanbul'a döndüğünde Dışişleri Bakanı Dragan Tsankov'a bir rapor yazar.
Görevinin başarısız olduğunu ifade eder, ancak "Bana göre, Birleşme meselesi göz ardı edilmemeli" diye vurgular ve raporda “Bu konu sürekli gündeme getirilmeli ve Büyük Güçler, bu Birleşme için savaşacağımızı, onu savunacağımızı ve bunun gündemimizde olduğunu ve ilk hedefimiz olduğunu unutmamaları gerektiğini kabullenmelidirler” ifadelerini kullanır.
Stefan Panaretov (1853 – 1931)
FOTOĞRAF arşiv
Birleşme’nin ilanından hemen sonra, İvan Evstratiev Geshov başkanlığındaki bir heyet, o sırada Danimarka'da bulunan Rus İmparatoru ile görüşmek üzere Danimarka’ya gönderildi. Rus İmparatoru III Aleksander, bölünme söz konusu olamayacağı, ancak Birleşme’nin Rus çıkarlarını koruyacak bir formüle göre pekiştirilmesi gerektiğini belirtti.
Geshov, daha sonra Londra ve Paris'i ziyaret eder. Bulgaristan'ın önde gelen bir diğer temsilcisi, Bükreş'teki diplomatik temsilcisi Grigor Nachovich ise Viyana'ya gönderildi.
Nachovich, Avusturya-Macaristan Dışişleri Bakanı Gustav Kalnoky'yi, Birleşme’nin Rusya'nın Bulgaristan'daki konumunu güçlendirmeyeceği ve Avusturya'nın Bosna-Hersek'teki politikasını tehdit etmeyeceği konusunda ikna etmeyi başardı.
En zorlu görev, İstanbul'a gönderilen Stoyan Chomakov ve Ivancho Hadjipetrov'un görevidir.
Sonuç olarak, Sultan
Abdülhamid, Doğu Rumeli'ye asker göndermeyi reddetti ve Büyük Güçlerin meseleyi
kendi aralarında çözmelerini istedi. Osmanlı'nın tepkisindeki gecikme,
önemli bir faktördür, çünkü bu durum, Büyük Güçler arasındaki çelişkilerin ön
plana çıkmasına zaman tanır” diyen Doç. Aleka Strezova sözüne şöyle devem etti:
İvan Evstratiev Geshov (1849 – 1924) ve Grigor Nachovich (1845 – 1920)
FOTOĞRAF bg.wikipedia.org
“Başlangıçta Birleşme’ye düşmanca yaklaşan Britanya, Rusya'nın bu eylemin arkasında olmadığını anladıktan ve emin olduktan sonra, Bulgaristan davasını desteklemenin kendi çıkarları için bir fırsat olabileceğini gördü.
Aslında Birleşme’yi tanımak için çok zarif bir diplomatik formül öneren Britanya oldu: Doğu Rumeli Genel Valisi, Bulgaristan Prensi olacak ve böylece, kişisel bir birlik şeklinde, bu Birleşme tanınacaktı.
Bu gerçekten de, muhteşem bir formül oldu”.
Bilim insanı, Birleşme’nin Bulgar diplomasisinin temel taşı olduğunu öne sürüyor. Vasal statüsüne rağmen, Büyük Güçlerin temsilcileriyle eşit şartlarda hareket eder ve Bulgar milli davasını savunmak için yeteneklerinin tüm potansiyelini kullanır.
Doç. Aleka Strezova, “Eninde sonunda kararı Büyük Güçlerin verdiği ve Bulgar ordusunun Sırp-Bulgar Savaşı'ndaki askeri zaferleri, tüm hikayenin olumlu bir şekilde sonuçlanmasına katkıda bulunduğu da açıkça görüldü. Ancak Bulgar diplomatlar, Birleşme’nin savunulması ve güçlendirilmesinde son derece aktif bir taraf oldu” dedi.
Editör: İvo İvanov
Çeviri: Şevkiye Çakır