Yazar
Emine Bayraktarova
Haber
Bulgaristan'daki Türklerin sönmeyen meşalesi Nuri Turgut Adalı unutulmadı
Nuri Turgut Adalı'yı doğumunun 104. yıldönümünde anıyoruz
23 yıllık hapishane hayatına rağmen direniş ve inancından vazgeçmedi
Pazar 13 Eylül 2026 04:00
Pazar, 13 Eylül 2026, 04:00
FOTOĞRAF arşiv
Yazı Boyutu
Doğumunun 104. yıl dönümünde Bulgaristan'daki Türklerin seçkin aydınlarından biri, Komünist rejime karşı direnişin ve özgürlüğün sembolü, şair, yazar ve eğitimci Nuri Turgut Adalı'yı saygıyla, rahmetle anıyoruz. Adalı gerek Bulgaristan’da gerekse Türkiye’de düzenlenen anma törenleriyle anısı canlı tutulmaya çalışılan önde gelen Türk aydınlarından biridir. Yazar ve gazeteci Mehmet Türker, 2003 yılında Nuri Turgut Adalı'nın ceza evleri, sürgünler ve işkenceler altında geçirdiği hayatını "Gölgedeki Kahraman” adlı kitabında kaleme aldı. Zira, 6 kez tutuklanan, 3 kez Belene toplama kampına giren ve toplam 23 yıl çeşitli hapishanelerde yatan Nuri Turgut Adalı’nın Türk kimliğinin, ana dilinin ve kültürel mirasın korunması için verdiği mücadelesi unutulmaması ve gelecek nesillere aktarılması gerekiyordu.
FOTOĞRAF .benlikitap.com
Türklük davası uğruna uzun yıllar boyunca çeşitli hapishane ve temerküzlerde kalarak Komünizm rejimine karşı mücadelesi nedeniyle "Bulgaristan Türklerinin Nelson Mandela'sı" olarak anılan insan hakları savunucusunun hatırasını yaşatmak için doğumunun 100. yıl dönümünde, 11 Eylül 2022’de, kendi adını taşıyan Momçilgrad Şehir Parkı’nda Nuri Turgut Adalı büstü açıldı. Bulgaristan’ın ünlü heykeltıraşı Behçet Danacı tarafından yapılan bu anıt her yıl farklı vesilelerle ziyaret edilmekte ve burada bırakılan çelenk ve çiçeklerle hatırasına duyulan saygı sergilenmektedir.
Momçilgrad şehir parkında Nuri Turgut Adalı'nın büstü
FOTOĞRAF arşiv
Nuri Turgut Adalı'nın hayatı ve mücadelesi sadece kitap sayfaları, dikilen anıtlar, adını taşıyan sokak isimleriyle sınırlı kalmadı. 2023 yılında Mehmet Türker’in yönettiği "Sönmeyen Meşale" adlı belgesel filmi ilk kez Momçilgrad ve Sofya’da gösterime girerek Nuri Turgut Adalı’yı ve davasını Türk gençliğiyle buluşturdu.
Nuri Turgut Adalı inançlarından ve mücadelesinden hiçbir zaman vazgeçmediği için Komünist rejiminin söndüremediği bir meşale olarak anılırken uygulanan baskı, zulüm ve acı derinden hissedildi.
1922 yılında Kırcali iline bağlı ve o dönemde Ada bugün ise Ostrovets olarak adlandırılan köyde dünyaya gelen Nuri Turgut Adalı, henüz Şumen’deki Medresetün Nüvvab’ın ali kısım öğrencisi iken Türk milliyetçiliğini ifade etmek için kullanılan Kemalizm ile suçlandı ve rejim muhalifi olarak değerlendirildi. Zira o dönemde ateizm ve komünist ideolojisine sadık yeni bir Türk aydın sınıfı oluşturmaya başlayan Komünist rejimi, Bulgaristan’daki Türklerin en önemli eğitim kurumu olan Medresetün Nüvvab’ı hedef almıştı ve Nuri Turgut Adalı’yı mezun olmasına 1 yıl kala okuldan uzaklaştırmıştı.
Gümülcine ve Kırcali illerinde öğretmenlik yapan Adalı, 1945-1946 yıllarında henüz 23 yaşlarında iken yazdığı şiirler ve düşünceleri ile halkı etkilemesi sebebiyle diğer bazı Türk aydınlarla beraber Rositsa temerküz kampında tutuklu kaldı.
İslam inancından ve Türk kimliğinden ödün vermeyen Türk aydınlarının acımaszıca ortadan kaldırıldığı bir ortamda direnişinden vazgeçmeyen Nuri Turgut Adalı 1950’de ilk defa Belene Kampı'na gönderildi. Burada tutuklu kaldığı 3 yıl boyunca kendi ifadesiyle en ağır baskı ve işkence ortamında kaldı, birçok kişinin ölümüne tanık oldu.18 yıl içinde iki kez hapse mahkum edilen Adalı 15 yıl hapis cezasına çaptırıldıktan sonra 1961 yılında girdiği Stara Zagora cezaevinden 1973 yılında çıktı.
1980’li yıllarda Bulgaristan’da Türklere yönelik zorla isim değiştirme ve asimilasyon politikalarının en sert döneminde de direnişini yazdığı şiirlerle sürdürdü. Düşünceleri nedeniyle yeniden tutuklandı ve Belene Kampı’na gönderilerek 3 yıl daha hüküm giydi. 7 Mart 1985’ten sonra yakın takipte tutuldu. Ancak iki ay sonra tekrar Belene Kampı'na gönderildi. Dayanağı olmayan 3 aylık bir tutuklanmadan sonra tahliye edilerek Vidin bölgesine sürgün edildi.
Nuri Turgut Adalı İslam ahlakı ve Türklük şuurundan ödün vermeden cezaevi ve temerküz kamplarında 23 yıl boyunca yaşadığı acıları, vatan sevgisini, özgürlük özlemini ve Türk kimliğini 1995 yılında yayımladığı “Hapishaneden Sesler” adlı şiir kitabında dile getirdi.
FOTOĞRAF arşiv
10 Haziran 1989’da 67 yaşındayken Türkiye’ye sınır dışı edildikten sonra Bursa’ya yerleşse de bir süre sonra doğduğu Ostrovets köyüne döndü ve hayatının sonuna kadar burada yaşadı. 5 Ağustos 2004 tarihinde Hakk’ın rahmetine kavuştu.
Ancak Nuri Turgut Adalı’nın baskıcı ve acımasız totaliter rejimi karşısında yılmayıp cesaret, dik duruş ve direniş örneği göstermesi gelecek nesillere bıraktığı değerli bir miras olarak kaldı.
Doğumunun 104. yıl dönümünde, Bulgaristan’daki Türklerin kahraman mücahitlerinden Nuri Turgut Adalı’yı bir kez daha rahmet ve saygıyla anıyor, aziz hatırasının yaşatılmaya devam etmesini diliyoruz.
Haber üzerinde çalışanlar: Ergül Bayraktar