Yazar
Diana Tsankova
Haber
Geleceğin eğitiminin temelini gerçek hayatta problem çözme becerisi oluşturur
“Eğitim Fabrikası”nın kurucu ortağı Georgi İvanov’un sözlerine göre, hayat, birbirinden ayrı derslere bölünmüş değil ve disiplinlerarası bağların eğitim ortamına entegre edilmesi son derece önemlidir
Çarşamba 16 Eylül 2026 08:07
Çarşamba, 16 Eylül 2026, 08:07
FOTOĞRAF Diana Tsankova
Yazı Boyutu
Bilgileri anlamadan ya da pratik deneyim kazanmadan ezberlemek, giderek daha dinamik ve talepkar hale gelen dünyamızda gençlerin potansiyellerini sınırlayan geçmişten kalma bir mirastır. Yeni öğretim yılı yaklaşırken, “Eğitim fabrikası” kuruluşunun kurucu ortağı Georgi İvanov, bilginin edinilmesini, öğrenme sürecinin amacına ve gerçek hayatta uygulanmasına bağlayan geleceğin eğitimi konusunda görüşlerini paylaştı.
Uzmana göre, çocukların ve gençlerin eğitim hayatında karşılaştığı en büyük zorluklardan biri, sınıfta öğretilendikleri teorik bilgilerin gerçek hayatla bağını kuramamaları ve bir anlam bulamamalarıdır.
Bulgaristan Radyosu’na konuşan Georgi İvanov şunları belirtti: “Asıl sorun bilgi eksikliği değil. Yeni teknolojilerin dünyasında, her türlü bilgiye istediğimiz zaman kolayca ulaşabiliyoruz. Asıl sorun, öğrencilerin bir bilgiyi “neden” öğrendiklerini anlamamaları ve bunun gerçek hayatta ne işe yarayacağını görmedikleridir. Bu bağlam eksikliği doğal olarak odaklarını kaybetmelerine yol açar ve ilgisizliği beraberinde getirir. Anlam, bilginin neden-sonuç ilişkisi ve sonuçlar sistemi içinde uygulandığında ortaya çıkar. Bu sorunu aşmak ve öğrencilere bilgiyi anlamlı kılmak için dersleri teorik formüllerle değil, gerçek dünyada çözülmesi gereken bir problem veya senaryo ile başlatmak gerek.
FOTOĞRAF Sofya Teknik Üniversitesi
Dünya çapında önde gelen eğitim modelleri, mevcut sorunları çözerek öğrenmeye dayanır ve bu sayede çevremizdeki dünyayla bir bağlantı kurar. Georgi İvanov’un sözlerine göre, Bulgaristan’da bunun örneği Teknik Üniversitedir. Ona göre, bu kurum uygulamaya büyük önem vererek gençlere değer yaratma ve elde ettiklerini sergileme fırsatı sunar.
Peki, eğitim ile çevremizdeki gerçeklik arasındaki bağlantı nasıl kurulabilir?
“Burada belki de en büyük sistemik eksiklikten bahsediyoruz: eğitim, yaşamdan kopuk,” diye yanıtladı Georgi İvanov.
Ulusal müfredatlar belirli bir çerçeve sağlasa da asıl rol öğretmenlere ait olduğunu vurgulayan İvanov, giderek daha fazla sayıda yüksek motivasyonlu ve öğrencilerin ihtiyaçlarını önceden sezerek önlem alan proaktif eğitimciyle karşılaştığını ekledi. Karşılaştıkları engellere rağmen, bu öğretmenler okulda öğretilenleri pratik uygulamalarla ilişkilendirmenin yollarını buluyorlar.
FOTOĞRAF Facebook/ Eğitim Fabrikası
“Bu, böyle öğretmenler ve ilham verici rehberler bulunan öğrenciler arasında çok iyi sonuçlar doğuruyor,” diye belirten uzman şöyle devam etti:
“Bunu destekleyen üç temel mekanizma var ve bunlardan ilki, gerçek dünyadaki projeler üzerinde çalışmaktır. Öğrenciler okul ortamının dışında var olan sorunları çözdüklerinde, gelecekte neleri uygulayabilecekleri konusunda daha donanımlı, esnek ve özgüvenli hale gelirler. Günümüzde yapay zeka ve yeni teknolojiler nedeniyle ortadan kalkabilecek meslekler hakkında çok fazla tartışma var. Bu nedenle sosyal becerilerin geliştirilmesi giderek daha önemli hale geliyor.”
Sosyal beceriler(Soft skills, yumuşak beceriler), insanların birbirleriyle etkileşime girmesini ve davranışlarını yönetmesini sağlayan kişisel yeteneklerdir. Bu beceriler sayesinde insanlar hızla uyum sağlayıp öğrenebilir, bu da onların başarılı olmalarını ve olumlu yönde gelişmelerini sağlar.
FOTOĞRAF BTA
"İkinci koşul, profesyonellerle iletişim kurmaktır. Ne kadar çok okursanız okuyun size ilham verecek, doğru rehberlik yapacak ve geri bildirim sağlayacak bir mentorunuz yoksa, bu dünyada yolunuzu bulmak çok daha zor olacaktır. Üçüncü temel mekanizma ise disiplinlerarasılıktır. Hayat konulara bölünmüş değildir ve gerçek hayattaki hiçbir sorun tek bir dersin sınırları içinde çözülemez. Her bir proje matematik, iletişim, teknoloji, eleştirel düşünme ve takım çalışması gibi farklı unsurları içerir. İşte bu nedenle disiplinlerarasılığı eğitim ortamımıza entegre etmek önemlidir."
Georgi İvanov, yeni teknolojilerin eğitim alanına araçlar olarak giderek daha fazla girmesine rağmen, asıl önemli olanın insan bağlamı olduğunu ileri sürdü ve:
FOTOĞRAF Facebook/ Eğitim Fabrikası
“Yeni teknolojileri insan bağlamına uyarlamamız gerekiyor. Gerçek dünya, teoriye pratik eklemekle yaratılmaz. Öğrenmenin kendisini pratiğe dönüştürmekle yaratılır. İşte bu yüzden işlerin pratik yönüne bu kadar önem veriyoruz.” diye ekledi.
Sonuç olarak Georgi İvanov en sevdiği öğrenme yönteminin tam da deneyim yoluyla olduğunu belirtti. Zira kendi başımıza yaptığımız şeyler, en uzun süre hatırladıklarımızdır. Hafıza sayesinde bağlam, zaman, yer ve insanlar yeniden su yüzüne çıkar ve sanki her şey bir kez daha canlanıyormuş gibi olur.
Haber üzerinde çalışanlar: Ergül Bayraktar