Yazar
Vedat Ahmet
Haber
Cuma öğleden sonra
Vefatının 85. Sene-i Devriyesinde Hayatını Din Eğitimine Adayan Bir Deliormanlı: Emrullah Efendi
Cuma 25 Eylül 2026 14:00
Cuma, 25 Eylül 2026, 14:00
FOTOĞRAF Vedat Ahmet özel arşiv
Yazı Boyutu
Bazı insanlar, yaşadıkları çağın sınırlarını aşarak bu dünyada kalıcı izler bırakırlar. Onların mirası yalnızca yaptıkları işlerde değil, yetiştirdikleri insanlarda ve sonraki nesillere aktardıkları değerlerde yaşar. Bulgaristan Türkleri arasında böyle müstesna şahsiyetlerden biri de Deliorman’da doğup dinî ilimleri öğrenme ve öğretmeye hayatını adayan Emrullah Efendi’dir.
15 Nisan 1878’de o zamanki adıyla Yusufhanlar (resmî olarak şimdi Pristoe) köyünde dünyaya gelen Emrullah Efendi, küçük yaşta hem babadan hem anneden yetim kalır. Buna rağmen ilim yoluna koyulur ve ömrünün sonuna kadar ilim yolculuğunu sürdürür. Köyündeki ilk öğreniminin ardından Silistra şehrinde medreselerde eğitim görür. Geçimini sağlamak için tatillerde çalışarak tahsilini sürdüren genç Emrullah, medrese eğitimini başarıyla tamamladıktan sonra İstanbul Dârülfünunu (Üniversitesi) İlâhiyat Fakültesine kaydolur ve 1913 yılında üstün dereceyle mezun olur. Bu dönemde Abdurrahman Şeref, Abdullatif el-Harputî, Manastırlı İsmail Hakkı, Babanzâde Ahmed Naim gibi dönemin önemli ilim ve fikir adamlarından ders almanın yanı sıra İstanbul’un ilmî ve fikrî atmosferini yakından tanıma imkânı bulur.
Kendisine Türkiye’de kalması için yapılan tekliflere rağmen memleketine dönmeyi tercih eden Emrullah Efendi, hayatını Bulgaristan Müslümanlarının eğitimine adamayı seçer. Şumen şehrindeki tarihî Müşebbekli Medresesi’nde başladığı eğitim faaliyetlerini kısa zamanda daha geniş bir zemine taşır. Medrese binasını tamir ettirir, çağının eğitim anlayışından yararlanarak yeni usuller uygular ve öğrencilerin daha iyi yetişmesi için büyük bir gayret gösterir.
Medresetü’n-Nüvvâb
FOTOĞRAF nuvvab.net
Onun hayatındaki en önemli dönüm noktalarından biri ise Medresetü’n-Nüvvâb’ın kuruluşudur. 27 Kasım 1922 tarihinde Şumen şehrinde eğitim-öğretim faaliyetlerine başlayan Nüvvâb okulu, Bulgaristan Müslümanlarının dinî kadrolarının yanı sıra eğitimci ve entelektüellerin yetiştirilmesinde tarihî bir görev üstlenirken, Emrullah Efendi de okulun müdürlüğüne getirilir. Vefatına kadar yaklaşık yirmi yıl boyunca bu kurumun idarî sorumluluğunu taşıyan Emrullah Efendi, yalnızca bir müdür veya hoca değil, öğrencileriyle yakından ilgilenen bir eğitim rehberi ve manevî baba olur.
Nüvvâb’ın lise ve yüksek kısımlarında Arapça, Kelâm, Mantık ve Mecelle gibi dersler okutan Emrullah Efendi, öğrencilerinin yalnızca bilgi bakımından değil, ahlâk ve şahsiyet bakımından da yetişmesine önem verir. Onları zararlı akımlardan, dinî ve ahlâkî savrulmalardan korumaya çalışır. Nüvvâb’ın ayakta kalması için gerektiğinde köy köy dolaşarak halktan yardım toplar, karşılaştığı bütün güçlüklere rağmen eğitim hizmetini sürdürür. Aynı zamanda Bulgaristan’ın farklı bölgelerindeki medreselerin yaşatılması için mücadele eder ve Nüvvâb mezunlarının bu kurumlarda görev almasını sağlayarak din eğitiminin sürekliliğine katkıda bulunur.
Emrullah Efendi’nin hayatındaki bu mücadele, aslında bir eğitim kurumunu ayakta tutma mücadelesinden çok daha fazlasıydı. O, ilim yoluyla bir toplumun dinî ve kültürel varlığını korumaya çalışır. Bu sebeple Nüvvâb, onun şahsında yalnızca bir okul değil, Bulgaristan Müslümanlarının geleceğine bırakılmış kalıcı bir mirasa dönüşür.
8 Ramazan 1360/30 Eylül 1941 tarihinde, görevinin başında hayata veda eden Emrullah Efendi, ardında ailesini, yüzlerce öğrencisini ve kendisini seven büyük bir topluluğu bırakır. Fakat onun en büyük mirası, yetiştirdiği öğrenciler ve yaklaşık yirmi yıl boyunca emek verdiği Nüvvâb olmuştur. Bu okuldan yetişen nesiller Bulgaristan Müslümanlarının dinî, kültürel ve
ilmî hayatında önemli roller üstlenir; onun açtığı çığır, vefatından sonra da öğrencileri ve ailesinden gelen eğitimciler aracılığıyla devam eder.
Bugün Emrullah Efendi’yi hatırlamak, yalnızca geçmişte yaşamış bir Deliormanlı âlimi anmak değildir. Onu hatırlamak; ilme adanmış bir ömrü, eğitime karşı duyulan sorumluluğu ve gelecek nesilleri yetiştirme idealini hatırlamaktır. Onun hayatı, zor şartlar karşısında bile bir insanın eğitim ve irfan yoluyla nasıl kalıcı bir eser bırakabileceğinin güzel bir örneğidir.
Bu bakımdan Emrullah Efendi, Deliorman’ın bağrından yetişmiş ve ömrünü Bulgaristan Müslümanlarının dinî eğitimine adamış bir eğitim neferi olarak hatırlanmayı hak etmektedir. Onun asıl imzası bir taş üzerine değil, yetiştirdiği insanların gönüllerine ve Nüvvâb’ın bir asırlık tarihine atılmıştır.
Emrullah Efendi'nin Yusufhanlar(Pristoe) köyü mezarlığındaki mezar taşı
FOTOĞRAF Vedat Ahmet özel arşiv
Sonunda bir not düşmek faydalı olur: Emrullah Efendi vefat edince Şumen’de Şerif Halil Paşa yakınındaki mezarlığa defnedilir, fakat komünizm döneminin sonundaki baskılı yıllarda bu mezarlık yerle bir edilir. Bu sırada bazı vefakâr öğrencileri Emrullah Efendi’nin mezarını açıp naaşından kalan ne varsa alarak nakl-i kabir yaparlar, yani kabrini doğduğu köyün mezarlığına taşırlar. Emrullah Efendi’nin doğduğu köyüne yolu düşenler Kaolinovo’dan Pristoe köyüne giderken sağ tafrafta bulunan mezarlıktaki Emrullah Efendi’ye bir Fatiha hediye ederlerse ne güzel olur.
Allah, Emrullah Efendi’ye gani gani rahmet eylesin; ilim, eğitim ve irfan yolunda bıraktığı mirası gelecek nesillere taşıyabilmeyi bizlere nasip eylesin!
Haber üzerinde çalışanlar: Ergül Bayraktar