TOPLUM

Haber

“Surva” geleneği, Pernik'teki altı katlı bir binanın duvarlarında hayat buldu

Cumartesi, 3 Ekim 2026, 05:35

“Surva” geleneği, Pernik'teki altı katlı bir binanın duvarlarında hayat buldu

FOTOĞRAF finegraffart.com

Yazı Boyutu

Maskeler, boynuzlar ve ağır çanlarla bezeli bir anıtsal duvar resmi, Pernik şehrinde altı katlı bir binanın duvarlarını Bulgaristan’ın kadim geleneklerinden biri olan Kuker geleneğinin mistik ve heybetli gücünü yansıtan bir sahneye dönüştürdü. Yaklaşık 18 x 15 metre boyutlarındaki iki duvara yerleştirilen “GHOSTBUSTERS” (“Hayalet Avcıları”) projenin yaratıcıları, Bulgaristan'da modern sanatı galerilerden çıkarıp kentsel çevrenin bir parçası haline getirermeyi, kültürel değerleri ve yerel hikayeleri devasa duvar resimlerine dönüştürmeyi amaçlayan Fine Graff Art Studio'nun görsel sanatçılarıdır.

“Hayalet avcıları” başlığının, “kötülüğü avlayan/kovan” kukerlere doğrudan atıfta bulunan sembolik bir anlamı da vardır. Kukerler, maskelerin, çanların ve ritüel eylemleri, Bulgar kültüründe kıştan bahara geçişi simgeleyen ve kötülüğü uzaklaştırmayı amaçlaya eski kış geleneği “Surva”nın merkezinde yer alır. Bu gelenek, her yıl Ocak ayında Bulgaristan ve yurt dışından maskeli grupları bir araya getiren “Surva” Uluslararası Maskeli Oyunlar Festivali’nin de temelini oluşturmaktadır.

“Surva” geleneği, Pernik'teki altı katlı bir binanın duvarlarında hayat buldu

FOTOĞRAF finegraffart.com

Fine Graff Art Studio’nun sanatçıları, Bulgaristan Radyosu’na verdikleri bilgiye göre geçmişe ait sessiz ve durağan bir anı değil, tam aksine canlı, gürültülü ve heybetli bir gelenek olan “Surva”nın gücünü aktarmak istediklerini belirtti.

“İlk kompozisyon, kuker figürünün sert, mistik ve heybetli gücünüı yansıtıyor. İkincisi ise geleneksel meskeli koruyucuyu, Pernikli genç bir insanın yüzüyle buluşturuyor. Resimdeki genç yüz hayali bir karakter değil, projenin referans olarak seçtiği gerçek bir yerel gençtir. Bu detay, geleneğin sadece geçmişte kalmadığını, yeni nesil tarafından da sahiplenip yaşatıldığını simgeliyor.

Artık kentin günlük ortamının bir parçası haline gelen eser, iki haftadan kısa bir sürede karışık resim tekniği kullanılarak yaratıldı.

 
Derleyen: Elena Karkalanova

Çeviri: Ergül Bayraktar