Haber
Çar Samuil Bulgar halkının milli hafızasında güç ve cüret timsalidir
Cumartesi 3 Ekim 2026 05:40
Cumartesi, 3 Ekim 2026, 05:40
Çar Samuil'in Sofya'daki anıtı
FOTOĞRAF BGNES
Yazı Boyutu
Önde gelen Ortaçağ Bulgar hükümdarlarından olan Çar Samuil 6 Ekim 1014 tarihinde Prespa’da vefat etti. Onyıllar boyunca Bizans’a karşı savaşan Çar Samuil’in trajik ölümü ile Birinci Bulgar Devleti’nin sonuna giden yol açılmış oldu. Çarın yaşamı talihsiz bir şekilde son bulsa da, Bulgar halkının tarih hafızasında şanlı bir.yeri vardır.
10. yüzyılın sonu ve 11. yüzyılın başında yaşamış olan bir hükümdar ve komutan olan Çar Samuil’in hayatı, Bulgar devletini Bizans’tan savunmak üzere savaş yürütmekle geçti. Bizanslı kaynaklara göre İmparator II. Basileios tarafından kör edilen Bulgar ordusunun dönüşünü gören Samuil’in kalbi bu acıya dayanamadı.
Sofya “Aziz Kliment Ohridski” Üniversitesi’nde Ortaçağ Bulgaristan tarihi okutmanı olan prof. Georgi Nikolov’un radyomuza konuşurken belirttiği gibi, Bulgar devleti ve Bizans İmparatorluğu arasında yürütülen bu savaş, Samuil tahta oturmadan başlayarak yarım yüzyıl sürdü ve 40 yılı boyunca halkı, orduyu ve devleti yöneten bizzat Samuil oldu.
Prof. Georgi Nikolov
FOTOĞRAF İvo İvanov
"Bizanslı tarihçi İoannis Skilicis, Samuil hakkında “Huzur nedir bilmeyen, savaşçı bir insan” ifadesini kullanmıştır. Buna benzer bir tabir Aziz Nikon Metanoite menkıbesinde de bulunur, Samuil “eşsiz cürete ve yenilmez güce sahip” biri olarak anılır. Bu özellikleri kişiliğini en iyi tanımlar. Hatta Samuil her ne kadar 1014 yılında vefat etmiş olsa da Çar Kaloyan’ın 13. yüzyılın başında Papa İnnocentius’a yazdığı mektuplarda kendisinden söz ettiğini görüyoruz. Bundan biraz sonra Bizanslı yazar, Selanik kütüphanecisi Yuhanna Stavrakios, Aziz Dimitrios’a dair kaleme aldığı bir methiyesinde “Bulgarlar’in dilinden hâlâ düşmeyen Samuil” ifadersini kullanmıştır” diye anlattı profesör Nikolov.
Klyuch köyü yakınlarındaki “Samuil Kalesi” Ulusal Park-Müzesi'nde bulunan Çar Samuil anıtı
FOTOĞRAF petrichhistorymuseum.bg
Araştırmacılar, Birinci Bulgar Devleti’nin (681-1018) çöküşüne yol açan sebepleri sıralarken Çar Simeon (893-927) tarafından yürütülen savaşları öne sürüyor. Bu dönemde henüz ayakları her iki kıtaya sağlam basan, güçlü bir düşman olan Doğu Roma İmparatorluğu’na karşı yapılan savaşlar, zamanla devleti yıprattı. Avrupa’daki durumun elverişsiz olmasına hanedan kavgaları da eklendi. Samuil’in kardeşi Aron’un istilacılarla gizlice anlaşmaya çalışması üzerine iki aile arasında başlayan kanlı kavga, devletin çöküşünden sonra da sürdü. Bulgaristan ve Bizans arasındaki çatışmanın akıbetini ise Bulgar ordusunun “Klüç” mevkiinde uğradığı hezimet belirledi. Bozgun üzerine esir alınan 14 000 Bulgar askerinin gözlerine mil çekildi.
Klyuch Savaşı’nda Bulgar ordusunun yenilgisi ve Çar Samuil’in kör olmuş askerlerinin gözü önünde ölümü (Manasseh yıllıkların bir kopyasından bir minyatür, XIV. yüzyıl)
FOTOĞRAF petrichhistorymuseum.bg
Tarih uzmanı Prof. Nikolov’un belirttiği gibi Çar Samuil devri, Ortaçağ’da olduğu gibi zamanımızda da Bulgar halkının hafızasında önemli yere sahiptir. Ancak son 100-150 yıllık dönemde ordunun kör edilmesi ve bunu gören çarın kalp krizi geçirmesine vurgu yapılmaktadır. Çarın yürek dağlayan bu tablo karşısında çektiği muazzam acı, birçok yazarın kalemine konu olmuştur.
Prof. Georgi Nikolov, Çar Samuil’in ısrarlı direnişi ile sırf Birinci Bulgar Devleti çöküşünün sembolü değil, özgür Bulgaristan’ı yeniden var eden sonraki nesiller için ilham kaynağı da olduğunu öne sürdü.
“Samuil'in savaşçıları” – ressam Vasil Goranov
FOTOĞRAF Facebook /Vasil Goranov
"Tarihimizde sanki çok az kişi tarafından farkedilen hayret verici bir husus var. XI. ve XII. Yüzyıla ait bazı Bulgar kaynaklarına dikkatlice bakacak olursak, Bulgar topraklarının güneybatısındaki Bizanslı yöneticilerin Bulgar çarları olarak anıldığını görürüz. Yani bize bu kaynakları bırakan ve bir anlamda o dönemin tarihçileri olan bu kişilerin algısı, devletin yabancı hakimiyet altında bile varlığını sürdürdüğü yönünde olmuştur.Daha da hayret verici olanı ise bu devletin yaklaşık 170 yıl sonra yenilenmiş olmasıdır. Daha da ileriye ,, Osmanlı hakimiyetine düşmemizden sonraki tarihimize bakacak olursak, 500 yıl süren hakimiyetten sonra devletimiz yine var oldu. Düşünün, dünyada devleti anka kuşu misali tekrar tekrar yeni baştan kurulan daha kaç halk varki?” şeklinde konuştu prof. Nikolov.
Küçük Prespa Gölü’ndeki aynı adı taşıyan adada bulunan ve Çar Samuil'in mezarı keşfedildiği “Aziz Achilles” Bazilikası
FOTOĞRAF bgsleda.com
Çar Samuil, Prespa’da, günümüzde Yunanistan topraklarında bulunan Aziz Ahilleios (Ahil) adasında bulunan ve aynı adı taşıyan kilisede toprağa verilmiştir. 1969 yılınan Yunan arkeolog Nikolaos Muçopulos tarafından bulunan Bulgar hükümdarının kemikleri, 3 Ekim’de Bulgaristan başkenti Sofya’ya getirilerek ebedi huzura kavuşacaktır.
Küçük ve büyük olmak üzere iki Prespa gölü ise günümüzde el değmedik bir doğa sit alanıdır. Göldeki balıklar, pelikan kuşları ve hemen yanlarında otlayan ineklerle birlikte kartpostallık bir manzara oluşturuyor. Bir gün Yunan ve Bulgar arkeologları orada yeni bir araştırma yaparsa eğer, ortaya çarlık sarayı temellerinin çıkması da ihtimaller dahilindedir.
Küçük Prespa Gölü'ndeki Aziz Achilles Adası
FOTOĞRAF Merim Tenev
Günümüzde Aziz Ahilleios adasındaki harabeler arasında Çar Samuil zamanından kalan nedir sorusu akılları meşgul ediyor. Aslında bu sorunun cevabını sırf arkeolojik bulgularda değil Samuil’in güç ve cüret timsali olarak karşımıza çıktığı Bulgar halkının milli hafızasında da aramak gerekir Sofya’da Çar Samuil heykelinin dikilmesi vesilesi ile 2015 yılında çekilen iş arkadaşımız İvo İvanov’un belgeselinde hükümdarın eşkâl ve çehresini yeniden teşkil çalışmaları ilginç bir şekilde anlatılmaktadır.
Yazı : İvo İvanov
Çeviri: Tanya Blagova
Haber üzerinde çalışanlar: Ergül Bayraktar